>Krizde Böyleyse…

Haziran 4, 2009, 11:49 pm | Futbol, ozhano, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> Barcelona ve Inter Başkanları olan Laporta ve Moratti bu gece biraraya gelip fantazi olarak görülen ve kimsenin ihtimal vermediği yılın takasında prensipte anlaşmışlar:
Samuel Eto’o+30 milyon euro =Zlatan İbrahimovic

Valencia Chelsea’nin David Villa için verdiği 43 milyon Euro’luk teklifi kabul etmemiş.
Takımlar anlaştı. İş Kaka’ya kaldı. Bonservis ücreti: 68,5 Milyon Euro. Gerçi David Villa için kabul edilmeyen ücreti görünce Kaka’ya biçilen bu rakam az gibi geldi bana. Kaka kabul ederse(Yıllık 10 milyon Euro alacak. Önerilen sözleşme 5 yıllık.) gelecek sezon Real Madrid’de. İnşallah kabul etmez ama çok zor. Perez gurur meselesi yaptı artık bu Kaka transferini. Toplam 118,5 milyon euro. Euro Kuru şu an için 2,179 TL. Yani toplam bedel: 258.211.500 TL. Dolar olarak ise, 167.669.805 USD Dollar. Vergiye ne kadar kesiliyor bilmiyorum ama deli paralar dolaşıyor piyasada.

Yaw bu kulüpler birbirlerine çakıl taşı mı veriyorlar?
Reklamlar

Krizde Böyleyse…

Haziran 4, 2009, 11:49 pm | Futbol, ozhano, Transfer kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Barcelona ve Inter Başkanları olan Laporta ve Moratti bu gece biraraya gelip fantazi olarak görülen ve kimsenin ihtimal vermediği yılın takasında prensipte anlaşmışlar:
Samuel Eto’o+30 milyon euro =Zlatan İbrahimovic

Valencia Chelsea’nin David Villa için verdiği 43 milyon Euro’luk teklifi kabul etmemiş.
Takımlar anlaştı. İş Kaka’ya kaldı. Bonservis ücreti: 68,5 Milyon Euro. Gerçi David Villa için kabul edilmeyen ücreti görünce Kaka’ya biçilen bu rakam az gibi geldi bana. Kaka kabul ederse(Yıllık 10 milyon Euro alacak. Önerilen sözleşme 5 yıllık.) gelecek sezon Real Madrid’de. İnşallah kabul etmez ama çok zor. Perez gurur meselesi yaptı artık bu Kaka transferini. Toplam 118,5 milyon euro. Euro Kuru şu an için 2,179 TL. Yani toplam bedel: 258.211.500 TL. Dolar olarak ise, 167.669.805 USD Dollar. Vergiye ne kadar kesiliyor bilmiyorum ama deli paralar dolaşıyor piyasada.

Yaw bu kulüpler birbirlerine çakıl taşı mı veriyorlar?

>Hoppala! (Topuz BJK’de)

Haziran 4, 2009, 11:27 pm | Beşiktaş, ozhano, Transfer, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> Mehmet Topuz Fenerbahçe’de derken Yıldırım Demirören yine yaptı yapacağını ve Mehmet Topuz’u transfer etti. İnşallah başarılı olur. Yıllık 1,5 milyon Euro’dan dört yıllık sözleşme imzalamışlar. Kayserispor’a ödenen ücret ise ben bu satırları yazarken henüz açıklanmamış. İnşallah bu da Sadri Şener’in Samet Aybaba işine dönmez.

Edit: 5 milyon 700 bin Euro’ya anlaşmışlar.

Hoppala! (Topuz BJK’de)

Haziran 4, 2009, 11:27 pm | Beşiktaş, ozhano, Transfer, TSL kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Mehmet Topuz Fenerbahçe’de derken Yıldırım Demirören yine yaptı yapacağını ve Mehmet Topuz’u transfer etti. İnşallah başarılı olur. Yıllık 1,5 milyon Euro’dan dört yıllık sözleşme imzalamışlar. Kayserispor’a ödenen ücret ise ben bu satırları yazarken henüz açıklanmamış. İnşallah bu da Sadri Şener’in Samet Aybaba işine dönmez.

Edit: 5 milyon 700 bin Euro’ya anlaşmışlar.

>Gecelere Akmak Lazım!

Haziran 4, 2009, 9:54 pm | Hayat, ozhano kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> Hatırlıyorum eskiden çok kasardım kendimi gecenin bilmem kaçında olan NBA maçlarını izlemek için. Ama sonuç hiç değişmezdi: Maç başlar ve ben sanki görevimi yerine getirmiş gibi uyuyakalırdım. Hiçbir zaman bir maçı 1. periyot sonuna kadar izleme şansına sahip olamadım. Bazen de akşamdan saatimi maç saatine kurar,uyur ve maç saatinde kalkmayı planlardım. Ancak bu sefer de o tatlı uykuyu bırakıp maç seyretmek çok saçma ve zor gelirdi açıkçası ve uykuya devam ederdim. Velhasıl-ı kelam bu gece bir ilk olacak. Acayip gaza geldim. Gecenin dördünde kalkacağım inşallah ve Orlando vs. Lakers serisinin ilk maçını uyuyakalmadan sonuna kadar izleyeceğim. Kendime Routh-Horwitz Kararlılık Kriterini uyguladım. Kararlılığım en üst seviyede çıktı. İzlemenin ötesinde yarın Cenky’ye sağlam yorumlar da yapmayı planlıyorum. Adam maçların ertesi günü geliyor. Anlatıyor bir hevesle,görmeniz lazım ama karşı taraftan hiç ses yok. Doğal olarak anlattığı herşeye karşı taraftan “Doğrudur, vaaayyy, demek öyle, helal be” vb. gibi yuvarlak cümleler çıkıyor. Bu sefer Cenky’nin yorumlarına farklı cümleler de kurmak istiyorum. Hadi bakalım. Gazam mübarek olsun. Umarım bu sefer olur diyor esenlikler diliyorum. (Cenky sen yine maça 5 dakika kala her ihtimale karşı beni çaldırırsan sevinirim 🙂 )

Gecelere Akmak Lazım!

Haziran 4, 2009, 9:54 pm | Hayat, ozhano kategorisinde yayınlandı | 4 Yorum

Hatırlıyorum eskiden çok kasardım kendimi gecenin bilmem kaçında olan NBA maçlarını izlemek için. Ama sonuç hiç değişmezdi: Maç başlar ve ben sanki görevimi yerine getirmiş gibi uyuyakalırdım. Hiçbir zaman bir maçı 1. periyot sonuna kadar izleme şansına sahip olamadım. Bazen de akşamdan saatimi maç saatine kurar,uyur ve maç saatinde kalkmayı planlardım. Ancak bu sefer de o tatlı uykuyu bırakıp maç seyretmek çok saçma ve zor gelirdi açıkçası ve uykuya devam ederdim. Velhasıl-ı kelam bu gece bir ilk olacak. Acayip gaza geldim. Gecenin dördünde kalkacağım inşallah ve Orlando vs. Lakers serisinin ilk maçını uyuyakalmadan sonuna kadar izleyeceğim. Kendime Routh-Horwitz Kararlılık Kriterini uyguladım. Kararlılığım en üst seviyede çıktı. İzlemenin ötesinde yarın Cenky’ye sağlam yorumlar da yapmayı planlıyorum. Adam maçların ertesi günü geliyor. Anlatıyor bir hevesle,görmeniz lazım ama karşı taraftan hiç ses yok. Doğal olarak anlattığı herşeye karşı taraftan “Doğrudur, vaaayyy, demek öyle, helal be” vb. gibi yuvarlak cümleler çıkıyor. Bu sefer Cenky’nin yorumlarına farklı cümleler de kurmak istiyorum. Hadi bakalım. Gazam mübarek olsun. Umarım bu sefer olur diyor esenlikler diliyorum. (Cenky sen yine maça 5 dakika kala her ihtimale karşı beni çaldırırsan sevinirim 🙂 )

>Futbol Programlarından İlk Onbir

Haziran 4, 2009, 3:47 pm | Futbol, Hayat, ozhano kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Kaleci:

Ahmet ÇAKAR: Bu sezon kendisi üzerine gelen şutları başarılı bir şekilde kurtarmayı başardı. Özellikle ligin son döneminde Sinan Engin’in şutlarını çıkararak ilk 11’de kaleye geçmeyi haketti.

Stoper:
Ziya Şengül: Ahmet Çakar’ın koruduğu kaleyi Sinan Engin’e karşı sezon boyunca sakatlığını düşümneden savundu ve stoper mevkisini haketti. Arada ileriye yaptığı çıkışlar da yerindeydi.
Şansal Büyüka: Lig boyunca Erman Toroğlu’nun salladığı sert şutları yumuşatarak kaleye ulaşması için çok uğraş verdi. Gerek yerden gerek havadan Toroğlu’nun ataklarına karşı cansiperane mücadele etti.

Sağ bek:
Ömer Üründül: Tam bir kollektif futbol üstadı. Sezonda oynadığı maçlarda genellikle savunma ağırlıklı bir oyunu tercih ederken sağ kulvardan Şükür’e diagonal ortaları gerçekten rakibe korkulu anlar yaşattı.

Sol bek:
Haşmet Babaoğlu: Sezonun banko kanat oyuncusu oldu. Maçlarda ofansa çokça çıktı özellikle Beşiktaşla ilgili çokça şut çekti fakat zaman zaman defansı unutması kendine sıkıntılı anlar da yaşattı.

Defansif orta saha:
Rıdvan Dilmen: Tam bir ön libero. Rakiplerden gelecek atakları kesme becerisi çok iyiydi bu sezon. Sezonun genelini yan paslarla geçiştirdi. Bununla birlikte atağa kalkmadan önce düşünerek hareket etmesi önemli artılarındandı.

Sağ Açık:
Serhat Ulueren: Tam bir asist üstadı. Ben ortamı yaparım, golü artık kim atarsa atsın havasında. Özellikle sezon içinde Sinan Engin’e attırdığı goller ile kendisinden çok söz ettirdi.

Sol açık:
Erman Toroğlu: Aynı Serhat Ulueren gibi. Fakat daha da iyisi demek daha doğru olur. Çünkü ortayı yapıyor baktı ki Şansal Büyüka’da tık yok golü de kendisi atıyor. Defans özelliğinden eser yok.

Ofansif orta saha:
Hıncal Uluç: Tam bir şovmen. Tam bir on numara. Varyeteleri muhteşem. Beklenmedik hareketler hep onda. Başka bir aday aklımızın ucundan bile geçmedi.

Forvet:
Sinan Engin: Sezon içinde gerek Serhat Ulueren’in gerekse Tanju’nun paslarını gole çevirerek bu mevkiyi haketti.
Ömer Çavuşoğlu: Bir Raul bir de Çavuşoğlu. Yıllardır çakıyorlar. Alternatifleri hala daha yok.

Teknik Direktörler:
KAZIM KANAT: Allah mekanını cennet eylesin Büyük Patron.
VEDAT OKYAR: Kendisine acil şifalar diliyor en kısa zamanda sahalara geri dönmesini temenni ediyoruz.

Futbol Programlarından İlk Onbir

Haziran 4, 2009, 3:47 pm | Futbol, Hayat, ozhano kategorisinde yayınlandı | 7 Yorum

Kaleci:

Ahmet ÇAKAR: Bu sezon kendisi üzerine gelen şutları başarılı bir şekilde kurtarmayı başardı. Özellikle ligin son döneminde Sinan Engin’in şutlarını çıkararak ilk 11’de kaleye geçmeyi haketti.

Stoper:
Ziya Şengül: Ahmet Çakar’ın koruduğu kaleyi Sinan Engin’e karşı sezon boyunca sakatlığını düşümneden savundu ve stoper mevkisini haketti. Arada ileriye yaptığı çıkışlar da yerindeydi.
Şansal Büyüka: Lig boyunca Erman Toroğlu’nun salladığı sert şutları yumuşatarak kaleye ulaşması için çok uğraş verdi. Gerek yerden gerek havadan Toroğlu’nun ataklarına karşı cansiperane mücadele etti.

Sağ bek:
Ömer Üründül: Tam bir kollektif futbol üstadı. Sezonda oynadığı maçlarda genellikle savunma ağırlıklı bir oyunu tercih ederken sağ kulvardan Şükür’e diagonal ortaları gerçekten rakibe korkulu anlar yaşattı.

Sol bek:
Haşmet Babaoğlu: Sezonun banko kanat oyuncusu oldu. Maçlarda ofansa çokça çıktı özellikle Beşiktaşla ilgili çokça şut çekti fakat zaman zaman defansı unutması kendine sıkıntılı anlar da yaşattı.

Defansif orta saha:
Rıdvan Dilmen: Tam bir ön libero. Rakiplerden gelecek atakları kesme becerisi çok iyiydi bu sezon. Sezonun genelini yan paslarla geçiştirdi. Bununla birlikte atağa kalkmadan önce düşünerek hareket etmesi önemli artılarındandı.

Sağ Açık:
Serhat Ulueren: Tam bir asist üstadı. Ben ortamı yaparım, golü artık kim atarsa atsın havasında. Özellikle sezon içinde Sinan Engin’e attırdığı goller ile kendisinden çok söz ettirdi.

Sol açık:
Erman Toroğlu: Aynı Serhat Ulueren gibi. Fakat daha da iyisi demek daha doğru olur. Çünkü ortayı yapıyor baktı ki Şansal Büyüka’da tık yok golü de kendisi atıyor. Defans özelliğinden eser yok.

Ofansif orta saha:
Hıncal Uluç: Tam bir şovmen. Tam bir on numara. Varyeteleri muhteşem. Beklenmedik hareketler hep onda. Başka bir aday aklımızın ucundan bile geçmedi.

Forvet:
Sinan Engin: Sezon içinde gerek Serhat Ulueren’in gerekse Tanju’nun paslarını gole çevirerek bu mevkiyi haketti.
Ömer Çavuşoğlu: Bir Raul bir de Çavuşoğlu. Yıllardır çakıyorlar. Alternatifleri hala daha yok.

Teknik Direktörler:
KAZIM KANAT: Allah mekanını cennet eylesin Büyük Patron.
VEDAT OKYAR: Kendisine acil şifalar diliyor en kısa zamanda sahalara geri dönmesini temenni ediyoruz.

>Haydaaa!

Haziran 4, 2009, 2:54 pm | Futbol, ozhano, Trabzonspor, Transfer, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> Trabzonspor yönetimi, gelecek sezon için, Gençlerbirliği’nden ayrılan Samet Aybaba ile prensipte anlaştığını açıklamış. Yardımcısı da Adnan Aybaba olsun bari. Bana göre yanlış yaptılar ama ne diyelim hayırlısı olsun. Fakat Ersun’u göndermekle hata ettiler. Bunu gönderilirken de demiştim yine diyorum.

Edit (cenky): Öyle bir nabzını yokladık milletin, hatta şaka yaptık demişler, döndüler kararlarından bir yanlış da Aybaba’ya yaptılar. Neler oluyor Sadri Başkan sana?
Edit (ozhano): Muhteşem bir başkanlık örneği gösterdi sayın başkan. İşte şimdi başlık daha da bir uydu. İki dakika aile saadeti yaşayalım dedik. Olana bak. Allahtan başkan kendi bizzat yapmıştı açıklamayı. Yalancı çıkaracaklar neredeyse.

Haydaaa!

Haziran 4, 2009, 2:54 pm | Futbol, ozhano, Trabzonspor, Transfer, TSL kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

Trabzonspor yönetimi, gelecek sezon için, Gençlerbirliği’nden ayrılan Samet Aybaba ile prensipte anlaştığını açıklamış. Yardımcısı da Adnan Aybaba olsun bari. Bana göre yanlış yaptılar ama ne diyelim hayırlısı olsun. Fakat Ersun’u göndermekle hata ettiler. Bunu gönderilirken de demiştim yine diyorum.

Edit (cenky): Öyle bir nabzını yokladık milletin, hatta şaka yaptık demişler, döndüler kararlarından bir yanlış da Aybaba’ya yaptılar. Neler oluyor Sadri Başkan sana?
Edit (ozhano): Muhteşem bir başkanlık örneği gösterdi sayın başkan. İşte şimdi başlık daha da bir uydu. İki dakika aile saadeti yaşayalım dedik. Olana bak. Allahtan başkan kendi bizzat yapmıştı açıklamayı. Yalancı çıkaracaklar neredeyse.

>Tahliller ve Reçete

Haziran 4, 2009, 2:41 pm | LA Lakers, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Çok uzun bir yazı yazma niyetinde değilim Final üzerine. İki takım da finale geldiklerine göre, her ikisi de kendi konferanslarının en iyi takımları ve en üstün özelliklileri.

Lakers tarafına bakacak olursak en büyük iki avantajları olarak Kobe Bryant ve Phil Jackson isimleri öne çıkıyor. Kobe Lebron James kadar kuvvetli, ilk adımında vurup geçen bir isim belki değil ama akıl ve oyun zekası olarak, yaşadıklarının, tecrübesinin de etkisiyle takımını alıp götürecek adam olarak sivriliyor. Hem de bu alıp götürmeyi tek başına sırtlanarak değil, arkadaşlarını da formalarından çekerek yapıyor. Bu etkiyle ve Phil Jackson’ın koçluğuyla beraber oyunun sıkıştığı dakikalarda Lakers takım olarak oyunu bırakıp Kobe’yi seyretmiyor, setlerde üzerlerine düşen görevlerine dikkat ediyorlar. Bu yüzden Lakers Cleveland’a göre daha dayanıklı, mental açıdan daha kuvvetli bir takım.

Orlando tarafında ise iki sedir her maç daha olgunlaşan, her maç bağlarını kuvvetlendiren bir ekip var sahnede. Stan Van Gundy’nin sisteminde kimse mutlak süper yıldız konumunda değil. Oyunun her alanında görevini yapma sorumluluğuna sahip adamlar haline gelmiş durumda Orlando oyuncuları. Brian Hill zamanından kalma savruk ve sorumsuz takımdan eser yok. Takımın öne çıkan isimleri tabii ki başta Howard, Lewis ve Hidayet. Howard’ın kuvveti ve yırtıcılığı, Lewis’in skor potansiyeli, Hidayet’in oyun zekası Orlando’yu bu sezon hep öne taşıyan faktörler oldu. Lee, Pietrus, Alston, Gortat, Johnson gibi isimlerin tamamlamasıyla takım hüviyetine kavuşan Orlando bu tura kadar hep eşleşme problemleriyle rakiplerini yıldırıp oyunlarını bozdu. Howard dışındaki her oyuncusu şutör ve vatsın üstü penetreci olan Orlando’nun hücum opsiyonları çok fazla.

Serinin nasıl olacağına baktığımızda Lakers açısından en büyük sorun kuşkusuz Dwight
Howard olacak. Howard yüzünden Zen Master Bynum-Gasol’la başlayacaktır maçlara. Ancak Bynum’un kendi adıma çok çabuk faul problemine gireceğini düşünüyorum. Bu durumda Gasol’la oynamayı tercih etmek boyalı alanda delik açmak demektir. Gasol’lu 5’te Odom’un 4 numarada oynayacağını ve sık sık ikili sıkıştırmaya geleceğini düşünüyorum. Bu durumda Odom’un alacağı Lewis de çok şut bulacaktır. O nedenle seride, bu zamana kadar çok fazla görmemiş olsak da Mbenga’nın süre alacağını düşünüyorum. Mbenga Howard’a karşı savunmada sertlik hücumda yokluk demektir. Mbenga sahadayken Lakers hücumu şuta ve yapabilirlerse pick-n-rollere döner. Jackson’ın elinde kalburüstü şutörler olduğuna göre (Fisher, Kobe, Ariza, Walton) zaman zaman bu riski alacağı kanaatindeyim.

Bynum ve Gasol’la aşladığında Gasol-Lewis eşleşmesi hücum potansiyelleri açısından zevkli, savunma potansiyelleri bakımından kabus gibi olur. Her iki oyuncu da birbirini layıkıyla savunamaz. Yumuşak karınlar 4 numaralar olur.

Hidayet Ariza eşleşmesinde Ariza’nın hızı Hidayet’in oyun zekası ön plana çıkıyor. Ariza Hidayet’i bezdirmek için sert savunma yaparsa, çok faul alır Hidayet, o nedenle Walton’ın da çok süre almasını bekliyorum final serisinde. Burada belirleyici nokta Kobe’nin Hidayet’in savunmasına ne sıklıkla ve hangi sertlikle yardım getireceği, bu anlarda Hidayet’in boş adamı bulup bulamayacağı olacaktır. Sixers serisindeki gibi etkili bir tepede ikili sıkıştırma gelirse Orlando’nun ritmi bozulur. Alston’ın oyun kuruculuğuna bakmak durumunda kalırlar ki hep söylüyoruz Alston tam bir serseri mayın.

Alston Fisher eşleşmesinde Alston’ın hızı Fisher’a, Fisher’ın oyun zekası ve şutörlüğü Alston’a problem yaratacaktır. Tahminim iki oyuncunun birbirini yiyeceği yönünde açıkçası. Bu eşleşmede sivrilebilen isim belki de seriyi getirecek kendi takımına. O yüzden maçları izlerken bu iki adamın kattıklarına ve kaybettirdiklerine aha bir dikkatle bakın derim. Sevgili dostum Alkın da değinmiş forumda bu konuya, aynı fikirdeyiz çoğunlukla olduğu gibi.

2 numara eşleşmesi 5 numara eşleşmesinin Lakers’a olduğu gibi kabusu Orlando’nun. Lee ilk 5 başlayacak olsa da maçın çoğunluğunda Pietrus duracak Kobe’nin karşısında. Pietrus’un James’i yavaşlatan savunması Kobe karşısında ondan beklentileridoruğa çıkarmış durumda. Ama bu sefer karşısındaki adam tam bir basketbol kurdu. Teması almayı çok iyi bilen Kobe Bryant’ın Pietrus’u canından bezdirmesi beklenen bir senaryo benim için. O nokta da Lee’nin kısa kalıp, Pietrus’un faul problemine girdiğini ya da Kobe’yi tutamadığını görürsek 3. seçenek Hidayet olacaktır. Switchlerde birkaç kez zaten Kobe ona kalacaktır ama son çare olarak Hidayet Van Gundy tarafından Kobe’ye verilebilir.

Netice olarak canavar Howard Lakers’ın kurt Kobe Magic’in belalısı olacak bu seride (Film tanıtımı gibi oldu). Bir de Orlando için reçete vereyim Barkley, Miller havasında:

  • Topu mümkün olan her fırsatta Howard’a indir, potaya gidemezse dışarı atacağı paslar için hareketli ol, boşa çık.
  • Bol bol penetre et, rakip uzunlar faul sıkıntısına girdiğinde Howard’ı beklemekten kimse şutlarına çıkamasın.
  • Hızlı hücum yapmalarına izin verme, set oyunu olsun.
  • Kobe’yi olabildiğince köşelere sürükle, penetrelerini kısıtla.
  • Her ani Lakers hücum saldırısında çabucak mola al.

Basketbol, sağlık ve mutluluk dolu günler…

Tahliller ve Reçete

Haziran 4, 2009, 2:41 pm | LA Lakers, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Çok uzun bir yazı yazma niyetinde değilim Final üzerine. İki takım da finale geldiklerine göre, her ikisi de kendi konferanslarının en iyi takımları ve en üstün özelliklileri.

Lakers tarafına bakacak olursak en büyük iki avantajları olarak Kobe Bryant ve Phil Jackson isimleri öne çıkıyor. Kobe Lebron James kadar kuvvetli, ilk adımında vurup geçen bir isim belki değil ama akıl ve oyun zekası olarak, yaşadıklarının, tecrübesinin de etkisiyle takımını alıp götürecek adam olarak sivriliyor. Hem de bu alıp götürmeyi tek başına sırtlanarak değil, arkadaşlarını da formalarından çekerek yapıyor. Bu etkiyle ve Phil Jackson’ın koçluğuyla beraber oyunun sıkıştığı dakikalarda Lakers takım olarak oyunu bırakıp Kobe’yi seyretmiyor, setlerde üzerlerine düşen görevlerine dikkat ediyorlar. Bu yüzden Lakers Cleveland’a göre daha dayanıklı, mental açıdan daha kuvvetli bir takım.

Orlando tarafında ise iki sedir her maç daha olgunlaşan, her maç bağlarını kuvvetlendiren bir ekip var sahnede. Stan Van Gundy’nin sisteminde kimse mutlak süper yıldız konumunda değil. Oyunun her alanında görevini yapma sorumluluğuna sahip adamlar haline gelmiş durumda Orlando oyuncuları. Brian Hill zamanından kalma savruk ve sorumsuz takımdan eser yok. Takımın öne çıkan isimleri tabii ki başta Howard, Lewis ve Hidayet. Howard’ın kuvveti ve yırtıcılığı, Lewis’in skor potansiyeli, Hidayet’in oyun zekası Orlando’yu bu sezon hep öne taşıyan faktörler oldu. Lee, Pietrus, Alston, Gortat, Johnson gibi isimlerin tamamlamasıyla takım hüviyetine kavuşan Orlando bu tura kadar hep eşleşme problemleriyle rakiplerini yıldırıp oyunlarını bozdu. Howard dışındaki her oyuncusu şutör ve vatsın üstü penetreci olan Orlando’nun hücum opsiyonları çok fazla.

Serinin nasıl olacağına baktığımızda Lakers açısından en büyük sorun kuşkusuz Dwight
Howard olacak. Howard yüzünden Zen Master Bynum-Gasol’la başlayacaktır maçlara. Ancak Bynum’un kendi adıma çok çabuk faul problemine gireceğini düşünüyorum. Bu durumda Gasol’la oynamayı tercih etmek boyalı alanda delik açmak demektir. Gasol’lu 5’te Odom’un 4 numarada oynayacağını ve sık sık ikili sıkıştırmaya geleceğini düşünüyorum. Bu durumda Odom’un alacağı Lewis de çok şut bulacaktır. O nedenle seride, bu zamana kadar çok fazla görmemiş olsak da Mbenga’nın süre alacağını düşünüyorum. Mbenga Howard’a karşı savunmada sertlik hücumda yokluk demektir. Mbenga sahadayken Lakers hücumu şuta ve yapabilirlerse pick-n-rollere döner. Jackson’ın elinde kalburüstü şutörler olduğuna göre (Fisher, Kobe, Ariza, Walton) zaman zaman bu riski alacağı kanaatindeyim.

Bynum ve Gasol’la aşladığında Gasol-Lewis eşleşmesi hücum potansiyelleri açısından zevkli, savunma potansiyelleri bakımından kabus gibi olur. Her iki oyuncu da birbirini layıkıyla savunamaz. Yumuşak karınlar 4 numaralar olur.

Hidayet Ariza eşleşmesinde Ariza’nın hızı Hidayet’in oyun zekası ön plana çıkıyor. Ariza Hidayet’i bezdirmek için sert savunma yaparsa, çok faul alır Hidayet, o nedenle Walton’ın da çok süre almasını bekliyorum final serisinde. Burada belirleyici nokta Kobe’nin Hidayet’in savunmasına ne sıklıkla ve hangi sertlikle yardım getireceği, bu anlarda Hidayet’in boş adamı bulup bulamayacağı olacaktır. Sixers serisindeki gibi etkili bir tepede ikili sıkıştırma gelirse Orlando’nun ritmi bozulur. Alston’ın oyun kuruculuğuna bakmak durumunda kalırlar ki hep söylüyoruz Alston tam bir serseri mayın.

Alston Fisher eşleşmesinde Alston’ın hızı Fisher’a, Fisher’ın oyun zekası ve şutörlüğü Alston’a problem yaratacaktır. Tahminim iki oyuncunun birbirini yiyeceği yönünde açıkçası. Bu eşleşmede sivrilebilen isim belki de seriyi getirecek kendi takımına. O yüzden maçları izlerken bu iki adamın kattıklarına ve kaybettirdiklerine aha bir dikkatle bakın derim. Sevgili dostum Alkın da değinmiş forumda bu konuya, aynı fikirdeyiz çoğunlukla olduğu gibi.

2 numara eşleşmesi 5 numara eşleşmesinin Lakers’a olduğu gibi kabusu Orlando’nun. Lee ilk 5 başlayacak olsa da maçın çoğunluğunda Pietrus duracak Kobe’nin karşısında. Pietrus’un James’i yavaşlatan savunması Kobe karşısında ondan beklentileridoruğa çıkarmış durumda. Ama bu sefer karşısındaki adam tam bir basketbol kurdu. Teması almayı çok iyi bilen Kobe Bryant’ın Pietrus’u canından bezdirmesi beklenen bir senaryo benim için. O nokta da Lee’nin kısa kalıp, Pietrus’un faul problemine girdiğini ya da Kobe’yi tutamadığını görürsek 3. seçenek Hidayet olacaktır. Switchlerde birkaç kez zaten Kobe ona kalacaktır ama son çare olarak Hidayet Van Gundy tarafından Kobe’ye verilebilir.

Netice olarak canavar Howard Lakers’ın kurt Kobe Magic’in belalısı olacak bu seride (Film tanıtımı gibi oldu). Bir de Orlando için reçete vereyim Barkley, Miller havasında:

  • Topu mümkün olan her fırsatta Howard’a indir, potaya gidemezse dışarı atacağı paslar için hareketli ol, boşa çık.
  • Bol bol penetre et, rakip uzunlar faul sıkıntısına girdiğinde Howard’ı beklemekten kimse şutlarına çıkamasın.
  • Hızlı hücum yapmalarına izin verme, set oyunu olsun.
  • Kobe’yi olabildiğince köşelere sürükle, penetrelerini kısıtla.
  • Her ani Lakers hücum saldırısında çabucak mola al.

Basketbol, sağlık ve mutluluk dolu günler…

>Şimdi Moda Oliviera

Haziran 4, 2009, 2:23 pm | Futbol, ozhano, Transfer, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> Dierio De Sevilla Gazetesi:

“Oliveira’ya geçmişte Villarreal ve Panathinaikos takımlarından teklif gelirken, şimdi ise buna Galatasaray eklendi. Real Betis’in geçen sezon 2. lige düşen Real Zaragoza’dan 9 milyon Avro’ya transfer ettiği Oliveira için Galatasaray 5 milyon Avro ödemeye hazır fakat Galatasaray Oliviera’ya formasını giydirebilmesi için teklifini daha da yükseltmesi gerekiyor.
Real Betis’in 2. lige düşmesiyle Oliveira için kapıyı ilk çalan Galatasaray oldu, ancak İspanyol kulübü şimdilik bu futbolcuyu satıp satmayacağına karar vermedi.”

Hatırlanırsa bir Mohamed Kallon vardı şu anda Arabistan’ın Al-Shabab takımında futbol hayatına devam ediyor. Yakın zamana kadar her transfer döneminde önce Galatasaray’a sonra Fenerbahçe’ye gelirdi ama muhakkak sonradan bir sorun çıkardı ve Türk takımlarına transfer söylentileri yalan olurdu. Şimdi de moda Ricardo Oliviera. Geçen sezon sıklıkla transfer söylentileri olmuştu kendisiyle ilgili. Bu sene de son sürat devam ediyor söylentiler. Şimdilik Galatasaray’a geliyor. Ama yakında Fenerbahçe’ye de geleceğinden eminim. Hatta bir adım ileri gidip uçağa da bindirirler Oliviera’yı. Ama o uçak kesinlikle İstanbul’a inmez.

Şimdi Moda Oliviera

Haziran 4, 2009, 2:23 pm | Futbol, ozhano, Transfer, TSL kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Dierio De Sevilla Gazetesi:

“Oliveira’ya geçmişte Villarreal ve Panathinaikos takımlarından teklif gelirken, şimdi ise buna Galatasaray eklendi. Real Betis’in geçen sezon 2. lige düşen Real Zaragoza’dan 9 milyon Avro’ya transfer ettiği Oliveira için Galatasaray 5 milyon Avro ödemeye hazır fakat Galatasaray Oliviera’ya formasını giydirebilmesi için teklifini daha da yükseltmesi gerekiyor.
Real Betis’in 2. lige düşmesiyle Oliveira için kapıyı ilk çalan Galatasaray oldu, ancak İspanyol kulübü şimdilik bu futbolcuyu satıp satmayacağına karar vermedi.”

Hatırlanırsa bir Mohamed Kallon vardı şu anda Arabistan’ın Al-Shabab takımında futbol hayatına devam ediyor. Yakın zamana kadar her transfer döneminde önce Galatasaray’a sonra Fenerbahçe’ye gelirdi ama muhakkak sonradan bir sorun çıkardı ve Türk takımlarına transfer söylentileri yalan olurdu. Şimdi de moda Ricardo Oliviera. Geçen sezon sıklıkla transfer söylentileri olmuştu kendisiyle ilgili. Bu sene de son sürat devam ediyor söylentiler. Şimdilik Galatasaray’a geliyor. Ama yakında Fenerbahçe’ye de geleceğinden eminim. Hatta bir adım ileri gidip uçağa da bindirirler Oliviera’yı. Ama o uçak kesinlikle İstanbul’a inmez.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.