>GS TSL Şampiyonluk Kupası Seramonisi’nde!

Mayıs 21, 2009, 7:23 pm | Beşiktaş, Futbol, Galatasaray, ozhano, sivasspor, Trabzonspor, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> Bu sene taraftarını yeterince mutlu edemedi Galatasaraylı futbolcular. Halbuki sezon başlamadan yönetimin yaptığı güzel transferler ve takımın başında bir önceki sene Galatasaray’ı UEFA Cup’tan rahatça eleyen Leverkusen’in hocası Skibbe ile herkesin beklentisi TSL şampiyonluğu ve Şampiyonlar Ligi’nde eski günlere dönebilmekti. Ancak ne var ki, ilk darbe Steaua Bükreş ile geldi. Arkasından sakatlıklar fazlalaşmaya ve alakasız yerlerde alakasız futbolcular oynamaya başladı. Kadro derin derken o derin kadro bile eksik kalmıştı bu sakatlıklar yüzünden. Ligde devre arasından önce 4-5 haftalık bir galibiyet serisi vardı ki gerçekten taraflı tarafsız herkes Galatasaray’ın lige de asılacağını düşündü. Ne olduysa ilk yarının son maçı olan Sivas müsabakası öncesi milli takım maçı için lige verilen arada oldu. Feldkamp, görevinin ne olduğu tam olarak bilinmemekle birlikte teknik kadro içerisine dahil edildi. Ondan sonra takımın bütün ahengi bozuldu. O muazzam oyun oynayan takım tamamen silindi ve o zaman havlu attı Galatasaray lige. Bu tarihten sonra Galatasaray için çöküş dönemine geçildi. Bu zaman zarfı içinde iyi olan tek şey UEFA Cup’ta son 32 ye kalınması oldu. Ligdeki kötü durumda suçlu olarak Skibbe bulundu gönderildi ve yerine “Efsane Bülent” getirildi. Bülent ile takım biraz kıpırdandı ama o da skor avantajı sağladıktan sonra kapanma huyunu takıma getirdi. Maçlar hep tek farklı ve taraftarın kalbi ağzından çıkacak şekilde geçti ve hala daha geçiyor. Bu arada Hamburg’a da akıl sır almayacak bir şekilde yenilince taraftarda iyice huzursuzluk baş gösterdi. Nitekim Bülent ile takım bugüne kadar öyle ya da böyle geldi. Büyük ihtimalle lig sonunda Bülent yolcu olacak, yerine başka bir t.d. gelecek.

Artık bu sezon Galatasaray için başarısız bir şekilde tamamlandı. Hem yönetim hem de futbolcular yanlışlarını iyi irdelemeli ve gelecek sezon bu sezonki yanlışlardan sıyrılıp ona göre giriş yapılmalıdır. Ancak Galatasaray için hala daha iyi olan durum, TSL şampiyonluk Kupası’nı elinde tutması. Federasyon Galatasaray’a kupayı verdi ve “Buyur kime istiyorsan ona ver.” dedi. Galatasaray kupayı kime takdim edecek bakalım. İlk maç ligin şu anki lideri Beşiktaş ile. Galatasaray Beşiktaş’a “buyur geç” mi der, yoksa “öyle şampiyon olmak kolay değil” mi der onu 3 gün sonra göreceğiz. Son maçı da ligin ikincisi Sivas ile yapacak. O maçı alırsa bu sefer de Beşiktaş’a “al sana kupa” diyecek. Tabi bu arada Trabzonspor’u da unutmamak gerekir. O kadar değişik bir lig yaşadık ki, Beşiktaş ve Sivas son iki maçta da saçma puanlar kaybederse bu sefer de hiç hesapta olmayan “hamsiler” şampiyon olabilirler.

Aslında sözün özü, Galatasaray sezonda hiçbirşey yapamadı. Yürüye yürüye 4. olacak büyük ihtimalle. Ama şu durumda bile kupa seramonisinde hazır bekliyor elinde kupa ile. Karşısında 3 takım var. Bakalım kime takdim edecek bu anlamlı sezonun kupasını. Ne yapalım artık bununla avutacak Galatasaray taraftarı bu sene kendisini. Koyunun olmadığı yerde keçiye Addurrahman Çelebi diyoruz açıkçası. Belki de gelene geçene buyur diyecek kendine yapacak en büyük kötülüğü. Ya da her iki takıma da puan kaybı yaptırıp kendi göbeklerini kesmelerini isteyecek. Ligin son iki haftası ve hala daha bilmem kaç tane olasılık var. Çok güzel oldu lig bu sene çok güzel. İddaa’cılar sağlam para kaldırdılar Türkiye TSL den.

Reklamlar

GS TSL Şampiyonluk Kupası Seramonisi’nde!

Mayıs 21, 2009, 7:23 pm | Beşiktaş, Futbol, Galatasaray, ozhano, sivasspor, Trabzonspor, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Bu sene taraftarını yeterince mutlu edemedi Galatasaraylı futbolcular. Halbuki sezon başlamadan yönetimin yaptığı güzel transferler ve takımın başında bir önceki sene Galatasaray’ı UEFA Cup’tan rahatça eleyen Leverkusen’in hocası Skibbe ile herkesin beklentisi TSL şampiyonluğu ve Şampiyonlar Ligi’nde eski günlere dönebilmekti. Ancak ne var ki, ilk darbe Steaua Bükreş ile geldi. Arkasından sakatlıklar fazlalaşmaya ve alakasız yerlerde alakasız futbolcular oynamaya başladı. Kadro derin derken o derin kadro bile eksik kalmıştı bu sakatlıklar yüzünden. Ligde devre arasından önce 4-5 haftalık bir galibiyet serisi vardı ki gerçekten taraflı tarafsız herkes Galatasaray’ın lige de asılacağını düşündü. Ne olduysa ilk yarının son maçı olan Sivas müsabakası öncesi milli takım maçı için lige verilen arada oldu. Feldkamp, görevinin ne olduğu tam olarak bilinmemekle birlikte teknik kadro içerisine dahil edildi. Ondan sonra takımın bütün ahengi bozuldu. O muazzam oyun oynayan takım tamamen silindi ve o zaman havlu attı Galatasaray lige. Bu tarihten sonra Galatasaray için çöküş dönemine geçildi. Bu zaman zarfı içinde iyi olan tek şey UEFA Cup’ta son 32 ye kalınması oldu. Ligdeki kötü durumda suçlu olarak Skibbe bulundu gönderildi ve yerine “Efsane Bülent” getirildi. Bülent ile takım biraz kıpırdandı ama o da skor avantajı sağladıktan sonra kapanma huyunu takıma getirdi. Maçlar hep tek farklı ve taraftarın kalbi ağzından çıkacak şekilde geçti ve hala daha geçiyor. Bu arada Hamburg’a da akıl sır almayacak bir şekilde yenilince taraftarda iyice huzursuzluk baş gösterdi. Nitekim Bülent ile takım bugüne kadar öyle ya da böyle geldi. Büyük ihtimalle lig sonunda Bülent yolcu olacak, yerine başka bir t.d. gelecek.

Artık bu sezon Galatasaray için başarısız bir şekilde tamamlandı. Hem yönetim hem de futbolcular yanlışlarını iyi irdelemeli ve gelecek sezon bu sezonki yanlışlardan sıyrılıp ona göre giriş yapılmalıdır. Ancak Galatasaray için hala daha iyi olan durum, TSL şampiyonluk Kupası’nı elinde tutması. Federasyon Galatasaray’a kupayı verdi ve “Buyur kime istiyorsan ona ver.” dedi. Galatasaray kupayı kime takdim edecek bakalım. İlk maç ligin şu anki lideri Beşiktaş ile. Galatasaray Beşiktaş’a “buyur geç” mi der, yoksa “öyle şampiyon olmak kolay değil” mi der onu 3 gün sonra göreceğiz. Son maçı da ligin ikincisi Sivas ile yapacak. O maçı alırsa bu sefer de Beşiktaş’a “al sana kupa” diyecek. Tabi bu arada Trabzonspor’u da unutmamak gerekir. O kadar değişik bir lig yaşadık ki, Beşiktaş ve Sivas son iki maçta da saçma puanlar kaybederse bu sefer de hiç hesapta olmayan “hamsiler” şampiyon olabilirler.

Aslında sözün özü, Galatasaray sezonda hiçbirşey yapamadı. Yürüye yürüye 4. olacak büyük ihtimalle. Ama şu durumda bile kupa seramonisinde hazır bekliyor elinde kupa ile. Karşısında 3 takım var. Bakalım kime takdim edecek bu anlamlı sezonun kupasını. Ne yapalım artık bununla avutacak Galatasaray taraftarı bu sene kendisini. Koyunun olmadığı yerde keçiye Addurrahman Çelebi diyoruz açıkçası. Belki de gelene geçene buyur diyecek kendine yapacak en büyük kötülüğü. Ya da her iki takıma da puan kaybı yaptırıp kendi göbeklerini kesmelerini isteyecek. Ligin son iki haftası ve hala daha bilmem kaç tane olasılık var. Çok güzel oldu lig bu sene çok güzel. İddaa’cılar sağlam para kaldırdılar Türkiye TSL den.

>UEFA Finalindeydik!

Mayıs 21, 2009, 2:00 pm | Futbol, UEFA Cup kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Blog yazarlarının üçü de UEFA Finalindeydi. Ancak ozhano ve ben Sakarya’dan geldiğimiz ve varış saatimiz volkanbk3 ile uymadığı için bir araya gelemedik.Yine de ben ve ozhano yanımızda benim Kayınço ile çok eğlenceli bir gece geçirdik. Stad muhteşemdi, ambians harikaydı, sırf heyecan olsun diye küçük bir miktar üst oynayıp gitmiştik, yerimizde duramadık maç boyu. Bulunduğumuz yerin sahaya çok yakın olması nedeniyle maçı adeta hissettik. Gidiş yolu da dönüş yolu da kahkaha doluydu. Özetle bu son UEFA kupası finali bizim için harika bir anı olarak hafızalarımıza yerleşti. Ayrıntıları ve kahkaya boğulduğumuz dakikaları daha sonra paylaşmak üzere.

Ozhano 😀

UEFA Finalindeydik!

Mayıs 21, 2009, 2:00 pm | Futbol, UEFA Cup kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Blog yazarlarının üçü de UEFA Finalindeydi. Ancak ozhano ve ben Sakarya’dan geldiğimiz ve varış saatimiz volkanbk3 ile uymadığı için bir araya gelemedik.Yine de ben ve ozhano yanımızda benim Kayınço ile çok eğlenceli bir gece geçirdik. Stad muhteşemdi, ambians harikaydı, sırf heyecan olsun diye küçük bir miktar üst oynayıp gitmiştik, yerimizde duramadık maç boyu. Bulunduğumuz yerin sahaya çok yakın olması nedeniyle maçı adeta hissettik. Gidiş yolu da dönüş yolu da kahkaha doluydu. Özetle bu son UEFA kupası finali bizim için harika bir anı olarak hafızalarımıza yerleşti. Ayrıntıları ve kahkaya boğulduğumuz dakikaları daha sonra paylaşmak üzere.

Ozhano 😀

>Lebron Silencer

Mayıs 21, 2009, 1:42 pm | Cleveland Cavs, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Bu maç basketboldan az da olsa anladığımızın bir göstergesi oldu. Neden böyle söylediğimizi merak edenler Boston-Orlando 7. maç yazısına bakabilirler (Veni Vidi Vici). Aşırı yoğunum ve az sonra da bir Kongre içi şehir dışına çıkacağım, o nedenle ayrıntılı bir maç yazısını sanırım ancak gece saatlerinde fırsat bulursam yazabilirim. Hidayet’in ne kadar büyük bir oyuncu olduğunu, Van Gundy’nin ne kadar önemli bir Koç olduğunu, Lewis’in o kontratı neden aldığını nasıl gösterdiğinden biraz bahsedeceğim. İlk fırsatta görüşürüz.

Lebron Silencer

Mayıs 21, 2009, 1:42 pm | Cleveland Cavs, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Bu maç basketboldan az da olsa anladığımızın bir göstergesi oldu. Neden böyle söylediğimizi merak edenler Boston-Orlando 7. maç yazısına bakabilirler (Veni Vidi Vici). Aşırı yoğunum ve az sonra da bir Kongre içi şehir dışına çıkacağım, o nedenle ayrıntılı bir maç yazısını sanırım ancak gece saatlerinde fırsat bulursam yazabilirim. Hidayet’in ne kadar büyük bir oyuncu olduğunu, Van Gundy’nin ne kadar önemli bir Koç olduğunu, Lewis’in o kontratı neden aldığını nasıl gösterdiğinden biraz bahsedeceğim. İlk fırsatta görüşürüz.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.