>Yazık Oldu Klinsmann Efendi’ye

Nisan 27, 2009, 5:20 pm | Bundesliga, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>O artık Bayern yedek kulübesindeki koltuklara değil, Amerika’dan gelmesini umduğunu telefonu beklerken birasını yudumlayacağı cafelerin barların koltuklarına oturacak. O bir türlü kendini sevdiremediği Bayern taraftarının önünde değil başka renklere gönül vermiş ve sırf takımın başına o geçti diye takımının maçlarına daha bir hevesle gelecek yeni kulübünün taraftarlarının önünde yönetecek yeni kadrosunu. Tıpkı taraftaralar gibi kendisini bir türlü sevemeyen futbolcu ordusuna değil, ona saygı duyan emekçilere verecek taktiğini. Premier League’de hocalık yapacak bir gün Klinsmann ve Avrupa kupalarında eşleştiği Bayern’i elerken gülmeyecek bıyık altından, içi acıyacak ama o yine de işini yapacak, yine de, her şeye rağmen, her türlü nankörlüğe karşı o bir Bayernli olarak kalacak.

Yazık oldu Klinsmann’a, bence futbolcuları yedi başını, ama olsun Klinsmann çamura düşmekle değer kaybetmez. Altın saçlı ve kalpli adamı çok seviyoruz hala!

Reklamlar

Yazık Oldu Klinsmann Efendi’ye

Nisan 27, 2009, 5:20 pm | Bundesliga, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

O artık Bayern yedek kulübesindeki koltuklara değil, Amerika’dan gelmesini umduğunu telefonu beklerken birasını yudumlayacağı cafelerin barların koltuklarına oturacak. O bir türlü kendini sevdiremediği Bayern taraftarının önünde değil başka renklere gönül vermiş ve sırf takımın başına o geçti diye takımının maçlarına daha bir hevesle gelecek yeni kulübünün taraftarlarının önünde yönetecek yeni kadrosunu. Tıpkı taraftaralar gibi kendisini bir türlü sevemeyen futbolcu ordusuna değil, ona saygı duyan emekçilere verecek taktiğini. Premier League’de hocalık yapacak bir gün Klinsmann ve Avrupa kupalarında eşleştiği Bayern’i elerken gülmeyecek bıyık altından, içi acıyacak ama o yine de işini yapacak, yine de, her şeye rağmen, her türlü nankörlüğe karşı o bir Bayernli olarak kalacak.

Yazık oldu Klinsmann’a, bence futbolcuları yedi başını, ama olsun Klinsmann çamura düşmekle değer kaybetmez. Altın saçlı ve kalpli adamı çok seviyoruz hala!

>Last Shot Series: Hedo Time!

Nisan 27, 2009, 9:14 am | NBA, Orlando Magic, Philadelphia 76ers kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Bu seri beklenmediği şekilde heyecana ve maç kurtaran şutlara sahne oluyor. Bunun açıklaması Sixers’ın gençlik katkılı enerjisi ve sakatlık artı maç içi açılan fark rehaveti etkisiyle kendini kandıran Magic oyuncuları olarak yapılabilir. Lewis ve Hidayet fena halde kötüoynuyorlar bu seride, her ikisi de daha şut ritmini yakalayabilmiş değiller. Tamam birinin diz bağlarında birinin ayak bileğinde sorunlar var, belki hareket kabiliyetleri de kısıtlandı ama yüzlerinde o ışık da yoktu, ta ki dün geceye kadar.

Bazı koçlar vardır yaptıkları her hareketin altında alacakları övgüye muhtaçlık yatar “Ben elimden gelen her şeyi yaptım ama beceremediler” der. Bazıları ise “Yapabileceklerini biliyordum ama bu sefer olmadı, bir dahakine yapacak” der. Stan Van Gundy 2. tipten. Asla oyuncusunu ateşe atmayan, onu dürüstçe yüzüne eleştiren bir koç. 4 maçtır ortalarda olmayan Hidayet’i kazanmak belki de bu maçı kazanmaktan çok daha fazla önemliydi onun için. Son topu Hidayet’e verdi. “Yapabileceğini biliyordum, her ihtiyacımız olduğunda hep oradaydı” dedi Hidayet maçtaki ilk üçlüğünü soktuktan ve maçı kazandırdıktan sonra. İlk 10 sayısını ilk 15 dakikada atan Hidayet sonra kayboldu. Ne zamanki 4. çeyrek başladı, her geçen gün bileği de daha iyiye giden Hidayet yine 7 sayıyla sahne aldı. Bu kısır maçta son çeyrekte 7 sayının anlamı çok büyük. Hele hele bu 7’nin son 5’i Magic’in de son 5 sayısı. 79-69’dan sonra daha maçın bitmesine 4 küsür dakika varken habersizce gelen rehavet ve Sixers’ın enerji patlaması yine gelen maçı götürüyordu. Halbuki bütün maç harika bir savunma yaptı Magic, pick-n-roll’ları tıkadı, penetreleri kısıtladı, dış şuta mahkum bıraktı rakibini. Ama hızlı bir seri ve kimse istemedi topu son hücumlarda, Hidayet’ten başka. Bütün maç hücumda dökülen, 5. dakikadan sonra ribaunt bile alamayan, tek bir asist yapamayan Hidayet çıktı ve maçı tek başına aldı. “Hedo şutu çıkardığında gözlerimi kapadım, açtığımda maçı kazanmıştık, bu işleri çok iyi yapıyor” diyordu Howard maç sonu basın toplantısında.
Magic acayip bir takım, Van Gundy alışık olmadığımız türden bir Koç, Hidayet’se çok tuhaf bir adam, ne biz tam çözebildik onu ne de koca NBA.

“Her şeye rağmen koçunuzun size güvendiğini ve topu size verdiğini görmek çok önemli, bende çok emeği var, ben de çıktım ve şutu soktum”

Last Shot Series: Hedo Time!

Nisan 27, 2009, 9:14 am | NBA, Orlando Magic, Philadelphia 76ers kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

Bu seri beklenmediği şekilde heyecana ve maç kurtaran şutlara sahne oluyor. Bunun açıklaması Sixers’ın gençlik katkılı enerjisi ve sakatlık artı maç içi açılan fark rehaveti etkisiyle kendini kandıran Magic oyuncuları olarak yapılabilir. Lewis ve Hidayet fena halde kötüoynuyorlar bu seride, her ikisi de daha şut ritmini yakalayabilmiş değiller. Tamam birinin diz bağlarında birinin ayak bileğinde sorunlar var, belki hareket kabiliyetleri de kısıtlandı ama yüzlerinde o ışık da yoktu, ta ki dün geceye kadar.

Bazı koçlar vardır yaptıkları her hareketin altında alacakları övgüye muhtaçlık yatar “Ben elimden gelen her şeyi yaptım ama beceremediler” der. Bazıları ise “Yapabileceklerini biliyordum ama bu sefer olmadı, bir dahakine yapacak” der. Stan Van Gundy 2. tipten. Asla oyuncusunu ateşe atmayan, onu dürüstçe yüzüne eleştiren bir koç. 4 maçtır ortalarda olmayan Hidayet’i kazanmak belki de bu maçı kazanmaktan çok daha fazla önemliydi onun için. Son topu Hidayet’e verdi. “Yapabileceğini biliyordum, her ihtiyacımız olduğunda hep oradaydı” dedi Hidayet maçtaki ilk üçlüğünü soktuktan ve maçı kazandırdıktan sonra. İlk 10 sayısını ilk 15 dakikada atan Hidayet sonra kayboldu. Ne zamanki 4. çeyrek başladı, her geçen gün bileği de daha iyiye giden Hidayet yine 7 sayıyla sahne aldı. Bu kısır maçta son çeyrekte 7 sayının anlamı çok büyük. Hele hele bu 7’nin son 5’i Magic’in de son 5 sayısı. 79-69’dan sonra daha maçın bitmesine 4 küsür dakika varken habersizce gelen rehavet ve Sixers’ın enerji patlaması yine gelen maçı götürüyordu. Halbuki bütün maç harika bir savunma yaptı Magic, pick-n-roll’ları tıkadı, penetreleri kısıtladı, dış şuta mahkum bıraktı rakibini. Ama hızlı bir seri ve kimse istemedi topu son hücumlarda, Hidayet’ten başka. Bütün maç hücumda dökülen, 5. dakikadan sonra ribaunt bile alamayan, tek bir asist yapamayan Hidayet çıktı ve maçı tek başına aldı. “Hedo şutu çıkardığında gözlerimi kapadım, açtığımda maçı kazanmıştık, bu işleri çok iyi yapıyor” diyordu Howard maç sonu basın toplantısında.
Magic acayip bir takım, Van Gundy alışık olmadığımız türden bir Koç, Hidayet’se çok tuhaf bir adam, ne biz tam çözebildik onu ne de koca NBA.

“Her şeye rağmen koçunuzun size güvendiğini ve topu size verdiğini görmek çok önemli, bende çok emeği var, ben de çıktım ve şutu soktum”

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.