>Terim Kazanmak İstiyor

Mart 27, 2009, 8:38 pm | Futbol, Milli Takım kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Volkan
Gökhan E.Aşık H.Balta İ.Üzülmez
Tuncay Emre B. Aurelio Arda
Semih Nihat

Yarınki İspanya maçı öncesi son basın toplantısını az önce yaptı Terim ve ben de izleme fırsatı buldum. Toplantı süresince ruh hali bir hayli pozitifti. Güler yüzüyle adeta enerji saçtı etrafına. Çatışan, sıkıntılı halinden hiç eser kalmamış gibiydi. Servet’in, Topal’ın, Hamit’in olmadığı kadro yapısında defansta Galatasaray’ın mecburi tandemine sarılmış, Balta’dan boşalan beke de, benim şahsen hiç tutmadığım ama son haftalarda hakkını vermek gerek, iyi top oynayan Üzülmez’i koymuş Fatih Hoca. Ben defansta Sedat ya da Kaş’ı bekliyordum, Balta’yı da kendi yerinde görmeyi umuyordum.

Orta Saha ise oldukça ofansif. Tuncay’lı, Arda’lı, Emre’li orta saha, Marco’nun garantörlüğünde saldırmaya dönük bir yapıda. Önlerinde yeni sakatlıktan çıkmış olmasına rağmen rakibi iyi tanıyan Nihat ve çok sevdiğimiz sempatik adam Semih gol arayacaklar.

Hücumu seven bekler, hücum oyuncusu kanatlar ve çift forvet. Terim kazanmak istiyor, boğulursam büyük denizde boğulayım diyor. Bence haklı. Maç boyu defans yapıp ezilen, atağa çıkamayan bir Milli takıma hücum yapıp, rakibi tehdit ederken yenilen bir Milli takımı tercih ederim. İyimserim kendi adıma, farklı bir mağlubiyet falan asla beklemiyorum, tahminim gollü beraberlikten yana. Kazanırsak da şaşırmayacağım, bu çocuklar neleri başarmadılar ki!

Terim Kazanmak İstiyor

Mart 27, 2009, 8:38 pm | Futbol, Milli Takım kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Volkan
Gökhan E.Aşık H.Balta İ.Üzülmez
Tuncay Emre B. Aurelio Arda
Semih Nihat

Yarınki İspanya maçı öncesi son basın toplantısını az önce yaptı Terim ve ben de izleme fırsatı buldum. Toplantı süresince ruh hali bir hayli pozitifti. Güler yüzüyle adeta enerji saçtı etrafına. Çatışan, sıkıntılı halinden hiç eser kalmamış gibiydi. Servet’in, Topal’ın, Hamit’in olmadığı kadro yapısında defansta Galatasaray’ın mecburi tandemine sarılmış, Balta’dan boşalan beke de, benim şahsen hiç tutmadığım ama son haftalarda hakkını vermek gerek, iyi top oynayan Üzülmez’i koymuş Fatih Hoca. Ben defansta Sedat ya da Kaş’ı bekliyordum, Balta’yı da kendi yerinde görmeyi umuyordum.

Orta Saha ise oldukça ofansif. Tuncay’lı, Arda’lı, Emre’li orta saha, Marco’nun garantörlüğünde saldırmaya dönük bir yapıda. Önlerinde yeni sakatlıktan çıkmış olmasına rağmen rakibi iyi tanıyan Nihat ve çok sevdiğimiz sempatik adam Semih gol arayacaklar.

Hücumu seven bekler, hücum oyuncusu kanatlar ve çift forvet. Terim kazanmak istiyor, boğulursam büyük denizde boğulayım diyor. Bence haklı. Maç boyu defans yapıp ezilen, atağa çıkamayan bir Milli takıma hücum yapıp, rakibi tehdit ederken yenilen bir Milli takımı tercih ederim. İyimserim kendi adıma, farklı bir mağlubiyet falan asla beklemiyorum, tahminim gollü beraberlikten yana. Kazanırsak da şaşırmayacağım, bu çocuklar neleri başarmadılar ki!

>MHK’nın Organize İşleri!

Mart 27, 2009, 11:57 am | Futbol, MHK, ozhano, TFF, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> Türk Futbolunda son zamanlarda çok acayip işler oluyor. Şu anda futbolumuzu yöneten! federasyon ve ona bağlı kurullar içerisinde çokgarip işler meydana gelmeye başladı.Belirteceğim konu, Türk futbolunun ve hakemliğinin bu işleri kaldıramayacak ve mevcut konumlarını inatlakorumayı düşünmekten başka bir düşüncesi olmayan insanların elinde bulunduğunun en önemli göstergesidir.Futbolla haşır neşir olan herkesin bileceği gibi Sivasspor-Galatasaray maçında yaşananlar hala daha gözlerimizin önünde duruyor. Hatırlanacağı üzere maçın 44. dakikasında Ümit Karan taç çizgisinden kayarak buz kütlesinin içine dalmıştı. Belki topu dışarı çıkmadan yakalayamadığı için, belki faul yapıldığını düşündüğü için, belki de üzerinde kaydığı buz kütlesi canını acıttığı için Ümit Karan sinirlenmiş ve yerdeki su birikintisine vurmuş ve onun olduğu mesafeden epey uzakta olmasına rağmen Yardımcı hakem Erdinç Sezertam forması ıslanmıştı (3-5 damla su ile!). Hakem Yunus Yıldırım ise oyunu tekrar başlatırken yapılan ihlalin oyun alanı dışında olduğunu unutmuş ve maça Sivasspor endirekt vuruş ile başlamıştı ki kurallar maçın hakem atışı ile başlaması gerektiğini söylüyordu.Yani hakem çok önemli bir hata yapmıştı. Sonuç olarak 10 kişi kalan Galatasaray ikinci yarıda biri ofsayttan iki gol yemiş ve maçı kaybetmişti. Maç bitti, Yunus Yıldırım kendinden ve kararından emin bir şekilde televizyonlara ihlalin oyun alanı dışında olduğunu söyledi ve işte o laf mevcut maçtan ne kadar kopuk olduğunu ispatlamış oldu. Resmen itiraf niteliği taşıyordu bu söz maçtan sonra. Bu açıklamadan hareketle Galatasaray yönetimi maçta kural hatası olduğu ve tekrarlanması gerektiği talebiyle TFF’ye başvuruyor. Buraya kadar olaylar doğru, nizami bir seyirde izliyor.Ama olay bundan sonra patlak veriyor ve şu anki MHK’ya olan güvenin bitmesine neden olacak olaylar silsilesi başlıyor.Yunus Yıldırım aynı tv’de söylediği gibi raporunu yazıyor ve MHK’ya gönderiyor. Galatasaray’ın kural hatası nedeniyle itiraz edeceğini öğrenen MHK Genel Sekreteri Osman Avcı ise maçtan sonraki Pazartesi günü MHK’nın Toprak Center’da ki ofisine gelerek Yunus Yıldırım’ın doğru olarak yazmış olduğu disiplin raporunun hukuk kuruluna gönderilmiş olduğunu görüyor.Hemen can havli ile hukuk kuruluna giden Osman Avcı, oradan raporu tam anlamıyla aşırıyor ve sonra geri dönüyor.Bundan sonra organize işlerin ikinci bölümü için düğmeye basılıyor. Osman Avcı hemen Yunus Yıldırım’ı yanına çağırıyor ve beraber odaya kapanarak minareye göre kılıfı dikiyorlar. Sonuçta Yunus Yıldırm gibi bir FİFA hakemine!!! aslı ile alakası olmayan yeni bir rapor yazdırılıyor ve hukuk kuruluna ivedilikle “uygun rapor” gönderiliyor. Sonra ne mi oldu? Rapor değiştirildi, gerçekle alakası olmayan bilgiler ışığında Galatasaray’ın itirazı reddedildi. Namustan, şereften söz edenler, tüm kötülükleri geçmiş dönemlerden kaynaklandığını söyleyenler arka planda neler yapıyorlar görün işte. Galatasaray meşhur bildirisini yayınladığı zaman bayağı kızmıştım, gerek olmadığını düşünmüştüm. Ancak özellikle dün MHK Başkanı Oğuz Sarvan’ın utanmadan sıkılmadan “raporda değişiklik yapıldı”demesinden sonra o TFF’nin başındaki başkandan ziyade kabzımala benzeyen zatın neden hala daha olayla ilgili soruşturma açmadığını merak ediyorum. Bu olay o zaman Galatasaray’ın başına geldi. Bu yönetim futbolu idare ettikçe diğer takımların da ağzı yanacaktır. Bundan eminim. Ama inanın ki artık kızmıyorum bunlara kızamıyorum sadece acıyorum!!!

MHK’nın Organize İşleri!

Mart 27, 2009, 11:57 am | Futbol, MHK, ozhano, TFF, TSL kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Türk Futbolunda son zamanlarda çok acayip işler oluyor. Şu anda futbolumuzu yöneten! federasyon ve ona bağlı kurullar içerisinde çokgarip işler meydana gelmeye başladı.Belirteceğim konu, Türk futbolunun ve hakemliğinin bu işleri kaldıramayacak ve mevcut konumlarını inatlakorumayı düşünmekten başka bir düşüncesi olmayan insanların elinde bulunduğunun en önemli göstergesidir.Futbolla haşır neşir olan herkesin bileceği gibi Sivasspor-Galatasaray maçında yaşananlar hala daha gözlerimizin önünde duruyor. Hatırlanacağı üzere maçın 44. dakikasında Ümit Karan taç çizgisinden kayarak buz kütlesinin içine dalmıştı. Belki topu dışarı çıkmadan yakalayamadığı için, belki faul yapıldığını düşündüğü için, belki de üzerinde kaydığı buz kütlesi canını acıttığı için Ümit Karan sinirlenmiş ve yerdeki su birikintisine vurmuş ve onun olduğu mesafeden epey uzakta olmasına rağmen Yardımcı hakem Erdinç Sezertam forması ıslanmıştı (3-5 damla su ile!). Hakem Yunus Yıldırım ise oyunu tekrar başlatırken yapılan ihlalin oyun alanı dışında olduğunu unutmuş ve maça Sivasspor endirekt vuruş ile başlamıştı ki kurallar maçın hakem atışı ile başlaması gerektiğini söylüyordu.Yani hakem çok önemli bir hata yapmıştı. Sonuç olarak 10 kişi kalan Galatasaray ikinci yarıda biri ofsayttan iki gol yemiş ve maçı kaybetmişti. Maç bitti, Yunus Yıldırım kendinden ve kararından emin bir şekilde televizyonlara ihlalin oyun alanı dışında olduğunu söyledi ve işte o laf mevcut maçtan ne kadar kopuk olduğunu ispatlamış oldu. Resmen itiraf niteliği taşıyordu bu söz maçtan sonra. Bu açıklamadan hareketle Galatasaray yönetimi maçta kural hatası olduğu ve tekrarlanması gerektiği talebiyle TFF’ye başvuruyor. Buraya kadar olaylar doğru, nizami bir seyirde izliyor.Ama olay bundan sonra patlak veriyor ve şu anki MHK’ya olan güvenin bitmesine neden olacak olaylar silsilesi başlıyor.Yunus Yıldırım aynı tv’de söylediği gibi raporunu yazıyor ve MHK’ya gönderiyor. Galatasaray’ın kural hatası nedeniyle itiraz edeceğini öğrenen MHK Genel Sekreteri Osman Avcı ise maçtan sonraki Pazartesi günü MHK’nın Toprak Center’da ki ofisine gelerek Yunus Yıldırım’ın doğru olarak yazmış olduğu disiplin raporunun hukuk kuruluna gönderilmiş olduğunu görüyor.Hemen can havli ile hukuk kuruluna giden Osman Avcı, oradan raporu tam anlamıyla aşırıyor ve sonra geri dönüyor.Bundan sonra organize işlerin ikinci bölümü için düğmeye basılıyor. Osman Avcı hemen Yunus Yıldırım’ı yanına çağırıyor ve beraber odaya kapanarak minareye göre kılıfı dikiyorlar. Sonuçta Yunus Yıldırm gibi bir FİFA hakemine!!! aslı ile alakası olmayan yeni bir rapor yazdırılıyor ve hukuk kuruluna ivedilikle “uygun rapor” gönderiliyor. Sonra ne mi oldu? Rapor değiştirildi, gerçekle alakası olmayan bilgiler ışığında Galatasaray’ın itirazı reddedildi. Namustan, şereften söz edenler, tüm kötülükleri geçmiş dönemlerden kaynaklandığını söyleyenler arka planda neler yapıyorlar görün işte. Galatasaray meşhur bildirisini yayınladığı zaman bayağı kızmıştım, gerek olmadığını düşünmüştüm. Ancak özellikle dün MHK Başkanı Oğuz Sarvan’ın utanmadan sıkılmadan “raporda değişiklik yapıldı”demesinden sonra o TFF’nin başındaki başkandan ziyade kabzımala benzeyen zatın neden hala daha olayla ilgili soruşturma açmadığını merak ediyorum. Bu olay o zaman Galatasaray’ın başına geldi. Bu yönetim futbolu idare ettikçe diğer takımların da ağzı yanacaktır. Bundan eminim. Ama inanın ki artık kızmıyorum bunlara kızamıyorum sadece acıyorum!!!

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.