Mehmet Demirkol’a Sorum Var

Mart 10, 2009, 3:41 pm | Bundesliga, Futbol, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Aşağıdaki paragraf çok sevdiğim Mehmet Demirkol’un 10 Mart tarihli yazısından. Yedeklerin ısınma alanı ile ilgili tespitleri ve eleştirileri var. Yazıyı okuyunca hemen Aralık ayında Allianz Arena’da izlediğim 1860 München – Nürnberg maçı geldi aklıma. Önce yazıyı okuyun sonra altındaki fotoğraflara bakın lütfen.

“Yedekler ortada
Kadir Has Stadı’nda inşaat sürüyor. Yerel seçimler öncesi şık bir propaganda olması nedeniyle Fenerbahçe maçında açıldı biliyorsunuz. Ancak kimsenin şikayet etmeye hakkı yok. Çünkü Saracoğlu’na da zamanında kalasların arasından yeni dökülmüş betonların üzerinde girmişliğim vardır. Madem inşaat devam ediyor bir düzenleme yapmak da şart. Şu anda yedekler kalenin arkasında değil yanında ısınıyor. Kale direğinin dibinde hatta… Bu kurallara aykırı… Sahanın yan tarafında kulübelerin olduğu bölgede bir düzenleme yapıp orada bir alan açmak lazım. “

Şimdi sorum şu; ben de katılıyorum, ısınmak için kullanılan alan orası olmamalı ama acaba her ayrıntıyı çok fazla mı irdeliyoruz be Mehmet Ağabey? Yorumu olan varsa buyursun paylaşsın…

Reklamlar

>Mehmet Demirkol’a Sorum Var

Mart 10, 2009, 3:41 pm | Bundesliga, Futbol, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Aşağıdaki paragraf çok sevdiğim Mehmet Demirkol’un 10 Mart tarihli yazısından. Yedeklerin ısınma alanı ile ilgili tespitleri ve eleştirileri var. Yazıyı okuyunca hemen Aralık ayında Allianz Arena’da izlediğim 1860 München – Nürnberg maçı geldi aklıma. Önce yazıyı okuyun sonra altındaki fotoğraflara bakın lütfen.

“Yedekler ortada
Kadir Has Stadı’nda inşaat sürüyor. Yerel seçimler öncesi şık bir propaganda olması nedeniyle Fenerbahçe maçında açıldı biliyorsunuz. Ancak kimsenin şikayet etmeye hakkı yok. Çünkü Saracoğlu’na da zamanında kalasların arasından yeni dökülmüş betonların üzerinde girmişliğim vardır. Madem inşaat devam ediyor bir düzenleme yapmak da şart. Şu anda yedekler kalenin arkasında değil yanında ısınıyor. Kale direğinin dibinde hatta… Bu kurallara aykırı… Sahanın yan tarafında kulübelerin olduğu bölgede bir düzenleme yapıp orada bir alan açmak lazım. “

Şimdi sorum şu; ben de katılıyorum, ısınmak için kullanılan alan orası olmamalı ama acaba her ayrıntıyı çok fazla mı irdeliyoruz be Mehmet Ağabey? Yorumu olan varsa buyursun paylaşsın…

Meira Zenith’te, Peki Kim Stoperde?

Mart 10, 2009, 1:59 pm | Futbol, Galatasaray kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Fernando Meira çok fazla büyütülecek özelliği olmayan, oyunu düz oynayan, ortalama bir kafacı, ama iş disiplinine sahip, kuvvetli ve inatçı bir oyuncu. Stuttgart’ta izlerken keşke bizim takımda olsa demiştim bir çok kez. Almanya’dan kopup geldiğinde ise inanamamıştım bu transfere.Uyumlu ve verimli Meira, daha az paraya daha çok başarı için seçmişti Galatasaray’ı ve ben hayretler içinde kalmıştım. Ama hiç düşündüğüm gibi olmadı Meira Galatasaray evliliği. Daha ilk resmi maçında oynaması gereken yerde oynatmadı onu Skibbe, orta sahaya koydu. Sonra stopere geçti Emre Güngör’ünden Aşık’ına, Servet’inden Topal’ına yanına bir sürü adam geldi geçti. Ne birlikte uyum sağlayabildi, iyi bir ikili olabildi biriyle ne de düzgün top oynayabildi. Tam Servet’le kaynaştılar hoop Skibbe aldı orta sahaya yine. Geri döndü yanındakiadam değişti, tandemin bir sağında bir solunda oynadı. Meira bir yama gibi hep açıkları örtmekte kullanıldı. Olmadı, tutturamadık dikişleri ve en sonunda söküp aldılar Fernando’yu. Zenith’e satmaya karar verdi Galatasaray Meira’yı. 4 milyon Euro civarında bir paraya gelmişti takıma 3 milyon kazandırararak gidiyor şimdi Rusya’ya. Hiç bir yere oturtamasak takımda da gönlümüze adam duruşuyla, ciddi bakışıyla kazındı. Meira’yı ben çok sevdim, o oynamaktan ben seyretmekten yeterince keyif alamadığımız için de hep düşüneceğim ya gitmeseydi diye.

Buraya kadar hikaye güzel 3 milyon kardayız, 7 milyon Galatasaray’a mesir macunu. Peki kim oynayacak stoperde? Hakan Balta’yı koyarsak oraya, ki oynamışlığı var yarım sezon Manisa’da sırıtmaz da sol kanatta kim giyecek forma? Volkan desen ligin en büyük kalçasına sahip, Alpaslan desen aklı hep hücumda. Acaba riske etmektense sol kanadı herkesin çok güvendiği Semih’i koysa Korkmaz Bülent, tıpkı Denizli’nin korkmadığı gibi, Semih korkar mı ki? Şu hayat FM olsa ben de Korkmaz olsam koyardım Semih’i, açar 3 boyutlu görünümü seyre dalar, gurur duyardım altyapımla.

>Meira Zenith’te, Peki Kim Stoperde?

Mart 10, 2009, 1:59 pm | Futbol, Galatasaray kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Fernando Meira çok fazla büyütülecek özelliği olmayan, oyunu düz oynayan, ortalama bir kafacı, ama iş disiplinine sahip, kuvvetli ve inatçı bir oyuncu. Stuttgart’ta izlerken keşke bizim takımda olsa demiştim bir çok kez. Almanya’dan kopup geldiğinde ise inanamamıştım bu transfere.Uyumlu ve verimli Meira, daha az paraya daha çok başarı için seçmişti Galatasaray’ı ve ben hayretler içinde kalmıştım. Ama hiç düşündüğüm gibi olmadı Meira Galatasaray evliliği. Daha ilk resmi maçında oynaması gereken yerde oynatmadı onu Skibbe, orta sahaya koydu. Sonra stopere geçti Emre Güngör’ünden Aşık’ına, Servet’inden Topal’ına yanına bir sürü adam geldi geçti. Ne birlikte uyum sağlayabildi, iyi bir ikili olabildi biriyle ne de düzgün top oynayabildi. Tam Servet’le kaynaştılar hoop Skibbe aldı orta sahaya yine. Geri döndü yanındakiadam değişti, tandemin bir sağında bir solunda oynadı. Meira bir yama gibi hep açıkları örtmekte kullanıldı. Olmadı, tutturamadık dikişleri ve en sonunda söküp aldılar Fernando’yu. Zenith’e satmaya karar verdi Galatasaray Meira’yı. 4 milyon Euro civarında bir paraya gelmişti takıma 3 milyon kazandırararak gidiyor şimdi Rusya’ya. Hiç bir yere oturtamasak takımda da gönlümüze adam duruşuyla, ciddi bakışıyla kazındı. Meira’yı ben çok sevdim, o oynamaktan ben seyretmekten yeterince keyif alamadığımız için de hep düşüneceğim ya gitmeseydi diye.

Buraya kadar hikaye güzel 3 milyon kardayız, 7 milyon Galatasaray’a mesir macunu. Peki kim oynayacak stoperde? Hakan Balta’yı koyarsak oraya, ki oynamışlığı var yarım sezon Manisa’da sırıtmaz da sol kanatta kim giyecek forma? Volkan desen ligin en büyük kalçasına sahip, Alpaslan desen aklı hep hücumda. Acaba riske etmektense sol kanadı herkesin çok güvendiği Semih’i koysa Korkmaz Bülent, tıpkı Denizli’nin korkmadığı gibi, Semih korkar mı ki? Şu hayat FM olsa ben de Korkmaz olsam koyardım Semih’i, açar 3 boyutlu görünümü seyre dalar, gurur duyardım altyapımla.

Yine Sakatlık, Yine Detroit, Yine Paspas

Mart 10, 2009, 1:30 pm | Detroit Pistons, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Senelerdir süren ve önüne geçemediğimiz bir hastalık halini aldı Detroit maçları Magic için. Dün akşamki maç da dahil olmak üzere son 41 resmi maçın 31’ini Detroit alırken sadece 10 tanesi lehimize sonuçlandı. Boston, Cleveland, Lakers, San Antonio’yu defalarca kez dize getiriyoruz ama bir şekilde Detroit maçlarında kayboluyoruz. Bu sezonki normal sezon maçlarımızın tümünü kaybemiş olduk ve yine süpürüldük Detroit’e. Tamam ters takım, sert takım ama insan başka şeyler de aramaya başlıyor. Acaba muska falan yazdırıp takım otobüsüne mi sakladı bu Michiganlı topçular?

Dün geceki maç iyi aşladı Magic için ama süre geçtikçe hem Detroit konsantrasyonun artması hem de hiç beklenmeyen bir sakatlık planları bozdu. 2. çeyrekte Hidayet’in bir hızlı hücum sonrası suratının ekşidiğini gördük, sonrasında oyundan çıkıp bir sağlıkçı ile soyunma odasına gitti hızlıca. 2. yarıya çıktığında tanıdığımız Hidayet’ten eser olmdığını gördük. Acı çektiği ve rahat olmadığı her halinden belliydi.3. çeyreğin ortasında oyundan çıtı ve bir daha da oyuna dönmedi. Zaten Detroit’e karşı baskı altında oynayan ve Boston yorgunu olan takım bir anda sendelemeye başladı. Lewis de sanki Hidayet’e göbekten bağlı ya onun oyunu da bozuluverdi birden, Howard’a top inmemeye başladı, şut seçimleri acayipleşti. Özellikle Prince ve Hamilton’ın akıllı – sakin oyunlarıyla da Detroit sonuca ulaşmayı başardı.

Hidayet’in sol aşıl tendonunda gerilme ve ağrı olduğunu öğrendik maç sonunda. Aşırı bir zorlama ya da herhangi bir ters hareket sonrası kopmaya kadar gidebilir aşil tendonundaki gerilmeler. Nelson’dan sonra tam takım toparlanmışken Hidayet’i de kaybetmeyi kaldıramazdı Magic. O yüzden riske edilmedi Hidayet ve sanırım önümüzdeki Chicago maçında da dinlendirilecek. Yarın daha kesin bilgilere ulaşıız kuşkusuz sakatlıkla ilgili. Takım şu anda 46-17 ile Doğu 3.sü ve Lig 4.sü olarak yoluna devam etmekte. Dilerim şu anda 6. sırada olan Detroit 7. ya da 5. olarak bitirir de ligi 3. olursak finale kadar karşılaşma durumumuz olmaz.

>Yine Sakatlık, Yine Detroit, Yine Paspas

Mart 10, 2009, 1:30 pm | Detroit Pistons, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Senelerdir süren ve önüne geçemediğimiz bir hastalık halini aldı Detroit maçları Magic için. Dün akşamki maç da dahil olmak üzere son 41 resmi maçın 31’ini Detroit alırken sadece 10 tanesi lehimize sonuçlandı. Boston, Cleveland, Lakers, San Antonio’yu defalarca kez dize getiriyoruz ama bir şekilde Detroit maçlarında kayboluyoruz. Bu sezonki normal sezon maçlarımızın tümünü kaybemiş olduk ve yine süpürüldük Detroit’e. Tamam ters takım, sert takım ama insan başka şeyler de aramaya başlıyor. Acaba muska falan yazdırıp takım otobüsüne mi sakladı bu Michiganlı topçular?

Dün geceki maç iyi aşladı Magic için ama süre geçtikçe hem Detroit konsantrasyonun artması hem de hiç beklenmeyen bir sakatlık planları bozdu. 2. çeyrekte Hidayet’in bir hızlı hücum sonrası suratının ekşidiğini gördük, sonrasında oyundan çıkıp bir sağlıkçı ile soyunma odasına gitti hızlıca. 2. yarıya çıktığında tanıdığımız Hidayet’ten eser olmdığını gördük. Acı çektiği ve rahat olmadığı her halinden belliydi.3. çeyreğin ortasında oyundan çıtı ve bir daha da oyuna dönmedi. Zaten Detroit’e karşı baskı altında oynayan ve Boston yorgunu olan takım bir anda sendelemeye başladı. Lewis de sanki Hidayet’e göbekten bağlı ya onun oyunu da bozuluverdi birden, Howard’a top inmemeye başladı, şut seçimleri acayipleşti. Özellikle Prince ve Hamilton’ın akıllı – sakin oyunlarıyla da Detroit sonuca ulaşmayı başardı.

Hidayet’in sol aşıl tendonunda gerilme ve ağrı olduğunu öğrendik maç sonunda. Aşırı bir zorlama ya da herhangi bir ters hareket sonrası kopmaya kadar gidebilir aşil tendonundaki gerilmeler. Nelson’dan sonra tam takım toparlanmışken Hidayet’i de kaybetmeyi kaldıramazdı Magic. O yüzden riske edilmedi Hidayet ve sanırım önümüzdeki Chicago maçında da dinlendirilecek. Yarın daha kesin bilgilere ulaşıız kuşkusuz sakatlıkla ilgili. Takım şu anda 46-17 ile Doğu 3.sü ve Lig 4.sü olarak yoluna devam etmekte. Dilerim şu anda 6. sırada olan Detroit 7. ya da 5. olarak bitirir de ligi 3. olursak finale kadar karşılaşma durumumuz olmaz.

Magic@Pistons: Hala Ayakta Olanlar İçin

Mart 10, 2009, 2:03 am | Detroit Pistons, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

http://www.justin.tv/ziggi1/popout

adres budur, iyi seyirler.

pw:andromedanet.com

>Magic@Pistons: Hala Ayakta Olanlar İçin

Mart 10, 2009, 2:03 am | Detroit Pistons, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>http://www.justin.tv/ziggi1/popout

adres budur, iyi seyirler.

pw:andromedanet.com

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.