Haftanın Diyaloğu

Şubat 10, 2009, 10:36 am | ozhano, Yorumsuz kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

9 Şubat 2009 Pazartesi akşamı yayınlanan futbol programlarından birinden,

…..
…..
Ali Şen: “Gün gelecek Bülent Uygun Fenerbahçe teknik direktörü olarak Şampiyonlar Ligi Kupası’nı Atatürk Havaalanına getirecek.”
(Birkaç saniyelik suskunluk)
Semih Haznedaroğlu: “Hangi gün?”
Ali Şen: “Efendim?”
Semih Haznedaroğlu: (Yavaş ol der gibi bir bakış Ali Şen’e).
…..
…..

>Haftanın Diyaloğu

Şubat 10, 2009, 10:36 am | ozhano, Yorumsuz kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> 9 Şubat 2009 Pazartesi akşamı yayınlanan futbol programlarından birinden,

…..
…..
Ali Şen: “Gün gelecek Bülent Uygun Fenerbahçe teknik direktörü olarak Şampiyonlar Ligi Kupası’nı Atatürk Havaalanına getirecek.”
(Birkaç saniyelik suskunluk)
Semih Haznedaroğlu: “Hangi gün?”
Ali Şen: “Efendim?”
Semih Haznedaroğlu: (Yavaş ol der gibi bir bakış Ali Şen’e).
…..
…..

Atları da Vururlar!

Şubat 10, 2009, 1:52 am | EPL, Futbol kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Geldiği gün belliydi aslında kovulacağı. Sert EPL karakterine uygun bir oyun anlayışına sahip olmadan Chelsea gibi bir takımın başıa geçip, takıma oyun kurucu pozisyonunda Deco’yu monte etmeye çalışmasıyla birlikte üzerine bahisler açılmaya başlamıştı. Ben bu kadar dayanabileceğini bile beklemiyordum şahsen. Aralık gibi kovulmasını bekliyordum, şansı yaver gitti, diğer takımların enteresan puan kayıplarıyla hep zirvede kaldı. Ama sezon ilerledikçe Ada’nın büyüklerinin EPL tecrübesi faktörü ve işi ciddiye alma yaklaşımı ön plana çıkmaya başladı. Her geçen gün United, Liverpool, arsenal oyuncuları kuvvetlenirken, Maviler çaptan düştü. İkili mücadelelerde rakiplerine boyun eğmeye başladılar. Yetmedi bu güçsüzleşen takıma bir de Quaresma’yı getirdi Scolari. Kendi idam fermanını hazırladı gün be gün.

Aragones Fenerbahçe’yi sankibir İspanyol takımı, oyuncuları sanki İspanyollarmış gibi gördüğü için bugün sarı kanarya uçamıyor. Scolari de tpkı meslektaşı gibi bir turnuvada Portekiz Milli Takımını idare edercesine idare etmeye çalıştıı için Maviler gerilerde kaldı. İşte o yüzden Mavi günleri bitti Scolari’nin. İnsan düşünmeden yapamıyor şimdi, ya ScolariFener’e evet deyip Türkiye’ye gelse, Portekiz karakterindeki Fenerbahçe’ye alternatifi Aragones’ten daha faydalı olmaz mıydı? Decosu Alex, Carvalhosu Lugano, Quaresması Kazım, Ronaldosu Deivid, Meirelesi Selçuk olmaz mıydı misal. Şimdi Aragones bugün kovulsa ve Fenerbahçe Başkanı olsam getirmez miydim Scolari’yi Kadıköy’e…

>Atları da Vururlar!

Şubat 10, 2009, 1:52 am | EPL, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Geldiği gün belliydi aslında kovulacağı. Sert EPL karakterine uygun bir oyun anlayışına sahip olmadan Chelsea gibi bir takımın başıa geçip, takıma oyun kurucu pozisyonunda Deco’yu monte etmeye çalışmasıyla birlikte üzerine bahisler açılmaya başlamıştı. Ben bu kadar dayanabileceğini bile beklemiyordum şahsen. Aralık gibi kovulmasını bekliyordum, şansı yaver gitti, diğer takımların enteresan puan kayıplarıyla hep zirvede kaldı. Ama sezon ilerledikçe Ada’nın büyüklerinin EPL tecrübesi faktörü ve işi ciddiye alma yaklaşımı ön plana çıkmaya başladı. Her geçen gün United, Liverpool, arsenal oyuncuları kuvvetlenirken, Maviler çaptan düştü. İkili mücadelelerde rakiplerine boyun eğmeye başladılar. Yetmedi bu güçsüzleşen takıma bir de Quaresma’yı getirdi Scolari. Kendi idam fermanını hazırladı gün be gün.

Aragones Fenerbahçe’yi sankibir İspanyol takımı, oyuncuları sanki İspanyollarmış gibi gördüğü için bugün sarı kanarya uçamıyor. Scolari de tpkı meslektaşı gibi bir turnuvada Portekiz Milli Takımını idare edercesine idare etmeye çalıştıı için Maviler gerilerde kaldı. İşte o yüzden Mavi günleri bitti Scolari’nin. İnsan düşünmeden yapamıyor şimdi, ya ScolariFener’e evet deyip Türkiye’ye gelse, Portekiz karakterindeki Fenerbahçe’ye alternatifi Aragones’ten daha faydalı olmaz mıydı? Decosu Alex, Carvalhosu Lugano, Quaresması Kazım, Ronaldosu Deivid, Meirelesi Selçuk olmaz mıydı misal. Şimdi Aragones bugün kovulsa ve Fenerbahçe Başkanı olsam getirmez miydim Scolari’yi Kadıköy’e…

Oyun Kurucusuz Oyun

Şubat 10, 2009, 1:39 am | Indiana Pacers, NBA, New Jersey Nets, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın


Nelson’ın sakatlığı sonrası Clippers maçı son derece kolay geçmiş Hidayet, Lee, Redick, Johnson oyun kurucu pozisyonunu gayet iyi kotarmışlardı. Indiana ve Nets maçları Clippers’a göre çok daha ölçücü olacaktı oyun kurucusuz nasıl oynadığını görebilmek için Magic’in. Indiana O’Brien’ın Magic’e süpürülmemek arzusu ve gayretiyle bu maça çok iyi hazırlandığındığını 1. saniyeden son saniyeye kadar ispatladı. Maç içinde bir ara farkı 15 sayıya kadar çıkardılar. Ancak özellikle Hidayet’in iadı ve Howard’ın topladığı ribauntlarla maça asılmaya çalışırken Redick sürpriz bir katkı vererek Magic’i oyunda tuttu. Son 2 topta maçın Magic adına en iyi iki ismi Hidayet ve Redick’in harcadığı toplar bir manada maçı hakeden Indiana’ya getirirken tüm Magic taraftarını çok üzen nokta rakip 31’de 28 serbest atş sokarken Magic’in 33’te 21 isabet bulmasıydı. Bazen cidden kanayan bir yara haline gelen bu serbest atış işinde Howard’a belki toleransımız var ama kısalar kaçırdığında tam anlamıyla sinir oluyoruz.

Sonraki maç bir önceki gece spektaküler bir performans ortaya koyan ama Carter’ı sakatlığa kaybeden Nets ileydi. her ne kadar pg pozisyonunda Johnson başlamış olsa da oyun olduğu sürenin neredeyse tamamında hücumda oyun kurma işini yine Hidayet yaptı. Tıpkı Pacers maçında olduğu gibi sadece Johnson’la paylaştılar oyun kurma görevini. Son derece de başarılıydı yine Hidayet. Oyun kurma teriminin basketboldaki en basit açıklaması herhalde “hücumda en müsait pozisyondaki takım arkadaşını topla buluşturmak” olarak açıklanabilir. Nelson’ın bu sezonun sadece belli maçlarında yaptığı bu işi Hidayet onun yokluğunda her maç sanki kariyerini pg olarak geçirmiş gibi yapıyor. Nelson’ın olmadığı bu maçlardaki asist ortalaması 8.3. Bu ortalama NBA 5.liği demek asist istatistiğinde. Pg olarak oynamak Hidayet’in şut seçimlerini de oldukça değiştirdi. Post-up yapıyorya da gerçekten çok boş şutları kullanıyor Hidayet. Her ne kadar penetre boşlukları yaratıyor olsa de Pietrus ve Lewis’in bunları kullanmıyor olması, oyun ilerledikçe Hidayet’in penetrelerine yol açıyor, rakibin savunma dengesini bozmak için. Zaten bir çok asistini drive out’larla yapan Hidayet bir de sayı bulmak için penetre edince ciddi mental yorgunluk yaşadığını seziyorum ekrandan gördüğüm kadarıyla. Bir çok işi bir arada yapmak zorunda kaldığı için fiziken de yoruluyor maç sonuna doğal olarak. Bunun çözümü ancak Lue’nun süre alması ve Johnson’ın Nelson’ın nefret ettiğimiz tarzında oynamaktan vaz geçip topu başkalarına servis etmeyi hatırlamasıyla gerçekleşir.

Denver maçı oyun kurucuz oyunun, Point Forward çözümünün gerçek bir ölçüsü olabilir bu manada Çarşamba akşamı. Billups gibi bir oyun kurucu ve Anthony gibi bir üç numara karşısında Hidayet’in performansı sezonun geri kalanına ve play-off’lara ışık tutacaktır.

Hidayet yine dışarıda pozisyon almış müsait durumdaki bir arkadaşını beslemek için içeri penetre etmiş, pas hazırlığında.

>Oyun Kurucusuz Oyun

Şubat 10, 2009, 1:39 am | Indiana Pacers, NBA, New Jersey Nets, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>
Nelson’ın sakatlığı sonrası Clippers maçı son derece kolay geçmiş Hidayet, Lee, Redick, Johnson oyun kurucu pozisyonunu gayet iyi kotarmışlardı. Indiana ve Nets maçları Clippers’a göre çok daha ölçücü olacaktı oyun kurucusuz nasıl oynadığını görebilmek için Magic’in. Indiana O’Brien’ın Magic’e süpürülmemek arzusu ve gayretiyle bu maça çok iyi hazırlandığındığını 1. saniyeden son saniyeye kadar ispatladı. Maç içinde bir ara farkı 15 sayıya kadar çıkardılar. Ancak özellikle Hidayet’in iadı ve Howard’ın topladığı ribauntlarla maça asılmaya çalışırken Redick sürpriz bir katkı vererek Magic’i oyunda tuttu. Son 2 topta maçın Magic adına en iyi iki ismi Hidayet ve Redick’in harcadığı toplar bir manada maçı hakeden Indiana’ya getirirken tüm Magic taraftarını çok üzen nokta rakip 31’de 28 serbest atş sokarken Magic’in 33’te 21 isabet bulmasıydı. Bazen cidden kanayan bir yara haline gelen bu serbest atış işinde Howard’a belki toleransımız var ama kısalar kaçırdığında tam anlamıyla sinir oluyoruz.

Sonraki maç bir önceki gece spektaküler bir performans ortaya koyan ama Carter’ı sakatlığa kaybeden Nets ileydi. her ne kadar pg pozisyonunda Johnson başlamış olsa da oyun olduğu sürenin neredeyse tamamında hücumda oyun kurma işini yine Hidayet yaptı. Tıpkı Pacers maçında olduğu gibi sadece Johnson’la paylaştılar oyun kurma görevini. Son derece de başarılıydı yine Hidayet. Oyun kurma teriminin basketboldaki en basit açıklaması herhalde “hücumda en müsait pozisyondaki takım arkadaşını topla buluşturmak” olarak açıklanabilir. Nelson’ın bu sezonun sadece belli maçlarında yaptığı bu işi Hidayet onun yokluğunda her maç sanki kariyerini pg olarak geçirmiş gibi yapıyor. Nelson’ın olmadığı bu maçlardaki asist ortalaması 8.3. Bu ortalama NBA 5.liği demek asist istatistiğinde. Pg olarak oynamak Hidayet’in şut seçimlerini de oldukça değiştirdi. Post-up yapıyorya da gerçekten çok boş şutları kullanıyor Hidayet. Her ne kadar penetre boşlukları yaratıyor olsa de Pietrus ve Lewis’in bunları kullanmıyor olması, oyun ilerledikçe Hidayet’in penetrelerine yol açıyor, rakibin savunma dengesini bozmak için. Zaten bir çok asistini drive out’larla yapan Hidayet bir de sayı bulmak için penetre edince ciddi mental yorgunluk yaşadığını seziyorum ekrandan gördüğüm kadarıyla. Bir çok işi bir arada yapmak zorunda kaldığı için fiziken de yoruluyor maç sonuna doğal olarak. Bunun çözümü ancak Lue’nun süre alması ve Johnson’ın Nelson’ın nefret ettiğimiz tarzında oynamaktan vaz geçip topu başkalarına servis etmeyi hatırlamasıyla gerçekleşir.

Denver maçı oyun kurucuz oyunun, Point Forward çözümünün gerçek bir ölçüsü olabilir bu manada Çarşamba akşamı. Billups gibi bir oyun kurucu ve Anthony gibi bir üç numara karşısında Hidayet’in performansı sezonun geri kalanına ve play-off’lara ışık tutacaktır.

Hidayet yine dışarıda pozisyon almış müsait durumdaki bir arkadaşını beslemek için içeri penetre etmiş, pas hazırlığında.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.