Gösteri Devam Ediyor…

Şubat 9, 2009, 12:28 am | Futbol, ozhano, TSL kategorisinde yayınlandı | 6 Yorum

Artık bıçak kemiğe dayandı bana göre. Eğer Türkiye’den Avrupa’da maç yöneten bir ve iki numaralı hakem Selçuk Dereli ve Cüneyt Çakır ise yazık bu Türkiye’nin haline. Bu olay sadece yönettikleri son iki maçla alakalı değil. İkisinin de bugüne kadar sansasyon olmamış maçı yok. Futbol seyircisi artık bıktı “bu hakemlerle lig bitecek sakin olmak lazım” laflarından. Yönettikleri her maçta maçın önüne geçmek için özellikle çaba sarfettiler. Avrupa’da maç yöneten üst düzey! denilen bu iki hakem her maçta kartlarını havada uçuruyorlar. Kalemlerinin mürekkebi bitiyor sarı ve kırmızı kartları alanları defterlerine yazmaktan. Maç ne kadar savaş halinde geçerse geçsin, hakem ortamı sakinleştirme gibi bir yola başvuramaz mı? Sakın yazdıklarımın Gs ve Fb maçlarıyla alakalı olduğunu düşünmeyin tekrar ediyorum. Neredeyse her hafta maç yönetiyorlar ve her hafta yeni showlar sergiliyorlar Türkiye’nin değişik illerinde. Tabi ne olursa olsun gözlemcilerden düşük not almadıkları için Avrupa’da hakem seçimini yapanlar da çok iyi zannediyorlar bu iki hakemi. Özellikle Selçuk Dereli’nin bazı Avrupa maçlarını izledim. Futbolcularla o kadar iyi bir iletişim halinde ki anlatamam size. Pozisyonlara genel de yakın ve doğru kararlar veriyor. Avrupa’da bu kadar iyi maçlar yönetirken nasıl oluyor da Türkiye’de rezil ediyorsun mesleğini. Anlam veremediğim bu. Ön yargılı mı çıkıyor ya da yumuşak davranırsam tepeme çıkarlar diye mi düşünüyor bilemiyorum. Ama bildiğim bir şey var: Bu iki hakem Türkiye ile Avrupa maçları arasında çifte standard uyguluyor. Bu arada Cüneyt Çakır’ı soruyorsanız o zaten Allahlık. Cüneyt Çakır bu ülkede top-class hakem olabiliyorsa Avrupa’da maç yönetebiliyorsa yazık. Bu adamın babası (eski hakem) bunu hiç mi eleştirmiyor hiç mi laf söylemiyor acaba. Kısacası eğer bu iki hakem bizim ülkemizin hakemlik açısından Avrupa’ya açılan kapısıysa ve eğer MHK bu şekilde Süper Lig hakem havuzunu 8-10 hakemle sürdürmeyi düşünürse Allah Türk futbolunun sonunu hayretsin. Zaten ne MHK yönetiminin ne de TFF yönetiminin uzun soluklu yönetimler olacağını düşünmüyorum. (Tam işte kimsenin dokunamayacağı bir adam derken terk-i diyar eyledin Hasan Doğan. Sen bu Futbol kaosunu sona erdirecek tek adamdın. Belki de o kadar iyi biriydin ki Allah bunlarla mı uğraşacaksın dedi ve yanına aldı seni. Allah mekanını cennet eylesin.) Gösteri derken AraGOnes’ten bahsetmemek olmaz. Eğer maç 1-0 Fb aleyhine iken 58. dakikada Alex ve Guiza çıkıp Semih ve Kazım oyuna giriyorsa bu maçla ilgili yorum yapmanın fazla anlamı olmadığını düşünüyorum. Aragones’in sözleşmesinin içeriğini bilmiyorum ama eğer t.d. beni kov diye bas bas bağırıyorsa başkana ve başkan o t.d.’yi kovmuyorsa o sözleşmede kimsenin bilmediği ya da var olmasını istemediği bir madde olabilir.(Eğer sözleşme süresi bitmeden t.d. ün görevine son verilirse t.d. sözleşme boyunca alacağı ücretin tamamını klüpten tahsil eder. Bknz. Vicente Del Bosque-8Milyon euro) Baksanıza üstteki resimde “Acaba daha ne yapsam da kovdurabilsem kendimi” diye kara kara düşünüyor:)

P.s. Tekrar bir baktım da uyuyor da olabilir gibi geldi bana. Hemen haksızlık etmeyelim.
Konyaspor-Beşiktaş maçı ise Mustafa Denizli’nin takıma koymaya çalıştığı mantalitenin iflasıdır. Beşiktaş 2009 yılında hiç yenilmedi. Ama kazandığı tüm maçları tek farklı kazandı. Amaç her maçta sağlam defans nasıl olsa bir gol atarız oldu. Ama bu sefer Denizli’nin istediği gibi olmadı. Bu güne kadar kazandığı hiçbir maç da taraftarına zevk vermedi bana göre. Gelecek haftaki Trabzonspor maçı Beşiktaş için ya tamam ya devam maçı olacak ve gerçekten çok sıkıntılı geçecek. Galatasaray’a fazla diyebilecek birşey yok. Takımın teknik direktörü belli değil, görünen ise teknik direktör vasfına sahip değil. Futbolcuları neden kaynaklandığı tam olarak bilinemeyen uzun süreli sakatlık derdindeler. Var olanlar da iyi niyetli bir şekilde mücadele ediyorlar. Bazen iyi bazen kötü. Sakatlar varken idare edilmeye çalışılıyor bana göre. Ama artık Lincoln’e dur denmeli. Taraftar Lincoln’ü ilahlaştırdıkça Lincoln takıma ihanet ediyor. Birisi ona bulunduğu klübün dingonun ahırı olmadığını söylemeli. Ve eğer hakem hakem olsaydı maçı çoktan kaybetmişlerdi. Ancak şundan da eminim ki Gs sezon içinde hiçbir zaman Fb’nin şu anki aciz durumuna düşmeyecektir. Bir süre daha bu şekilde debelenmeye devam eder. BAL’ına (Baros-Arda-Lincoln) bir de oz büyücüsünün sihri eklenince seri galibiyetlerin geleceği düşüncesindeyim. Trabzonspor, kodamanlar birbirini yerken ben aradan sıyrılıp devam edeyim havasında ve devam ediyor da. Helal olsun Ersun Yanal’a helal olsun takıma helal olsun yönetime ve tabiki taraftarına. Bu hafta biraz da şansla Ankaragücünü yenseler de özünde gayet iyi takımlar ve eminim ki lig sonuna kadar şampiyonluk potasında olacaklar.
Sivasspor da aynı Trabzonspor gibi. Şu ana kadar Ts dışında hiçbir klübün yapamadığını bırakın, konuşmayı bile düşünmediği şampiyonluk yolunda bu hafta da yara almadılar. Ama ilerleyen haftalarda özellikle Anadolu takımları ile oynayacakları deplasman maçlarında beklemedikleri puan kayıpları yaşayacaklarını düşünüyorum. Diğer taraftan Bülent Uygun gittikçe antipatik gelmeye başladı hem bana hem de onu Sivasspor taraftarından sonra en çok seven Fener taraftarına. Bknz. Fenerbahçeli taraftarlar forum sitesi. Bülent Uygun eğer bir rol model arıyorsan Fatih Terim ya da Mourinho gibi olmaktansa geçen haftalarda laf çaktığın Arsene Wenger ya da Alex Ferguson gibi ol. Eğer bu halin kişiliğinin bir yansımasıysa o zaman işinde çok ileriye gidebilirsin ama sevilmezsin ve desteklenmezsin. Ve Gaziantep. Sakatları iyileşti. Geliyor gümbür gümbür haberiniz olsun.

Tüm bunlar ışığında sezon sonunda Süper Ligdeki sıralama bana göre şöyle olacak:

1. Trabzonspor
2. Galatasaray
3. Sivasspor
4. Beşiktaş
5. Gaziantepspor
6. Fenerbahçe
7. Ankaraspor
8. Bursaspor

Sizden de sıralama bekliyorum. Lig sonunda bu sıralamalar üzerine yorumlarımızı yaparız. Ama Aragones aynı performansı sergilerse sıralamada daha aşağıya düşmesi de muhtemel. Fb’de işlerin yoluna girmesi için ya Aragones gidecek ya da Brezilyalılar. Sizce hangisi?

Reklamlar

>Gösteri Devam Ediyor…

Şubat 9, 2009, 12:28 am | Futbol, ozhano, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> Artık bıçak kemiğe dayandı bana göre. Eğer Türkiye’den Avrupa’da maç yöneten bir ve iki numaralı hakem Selçuk Dereli ve Cüneyt Çakır ise yazık bu Türkiye’nin haline. Bu olay sadece yönettikleri son iki maçla alakalı değil. İkisinin de bugüne kadar sansasyon olmamış maçı yok. Futbol seyircisi artık bıktı “bu hakemlerle lig bitecek sakin olmak lazım” laflarından. Yönettikleri her maçta maçın önüne geçmek için özellikle çaba sarfettiler. Avrupa’da maç yöneten üst düzey! denilen bu iki hakem her maçta kartlarını havada uçuruyorlar. Kalemlerinin mürekkebi bitiyor sarı ve kırmızı kartları alanları defterlerine yazmaktan. Maç ne kadar savaş halinde geçerse geçsin, hakem ortamı sakinleştirme gibi bir yola başvuramaz mı? Sakın yazdıklarımın Gs ve Fb maçlarıyla alakalı olduğunu düşünmeyin tekrar ediyorum. Neredeyse her hafta maç yönetiyorlar ve her hafta yeni showlar sergiliyorlar Türkiye’nin değişik illerinde. Tabi ne olursa olsun gözlemcilerden düşük not almadıkları için Avrupa’da hakem seçimini yapanlar da çok iyi zannediyorlar bu iki hakemi. Özellikle Selçuk Dereli’nin bazı Avrupa maçlarını izledim. Futbolcularla o kadar iyi bir iletişim halinde ki anlatamam size. Pozisyonlara genel de yakın ve doğru kararlar veriyor. Avrupa’da bu kadar iyi maçlar yönetirken nasıl oluyor da Türkiye’de rezil ediyorsun mesleğini. Anlam veremediğim bu. Ön yargılı mı çıkıyor ya da yumuşak davranırsam tepeme çıkarlar diye mi düşünüyor bilemiyorum. Ama bildiğim bir şey var: Bu iki hakem Türkiye ile Avrupa maçları arasında çifte standard uyguluyor. Bu arada Cüneyt Çakır’ı soruyorsanız o zaten Allahlık. Cüneyt Çakır bu ülkede top-class hakem olabiliyorsa Avrupa’da maç yönetebiliyorsa yazık. Bu adamın babası (eski hakem) bunu hiç mi eleştirmiyor hiç mi laf söylemiyor acaba. Kısacası eğer bu iki hakem bizim ülkemizin hakemlik açısından Avrupa’ya açılan kapısıysa ve eğer MHK bu şekilde Süper Lig hakem havuzunu 8-10 hakemle sürdürmeyi düşünürse Allah Türk futbolunun sonunu hayretsin. Zaten ne MHK yönetiminin ne de TFF yönetiminin uzun soluklu yönetimler olacağını düşünmüyorum. (Tam işte kimsenin dokunamayacağı bir adam derken terk-i diyar eyledin Hasan Doğan. Sen bu Futbol kaosunu sona erdirecek tek adamdın. Belki de o kadar iyi biriydin ki Allah bunlarla mı uğraşacaksın dedi ve yanına aldı seni. Allah mekanını cennet eylesin.) Gösteri derken AraGOnes’ten bahsetmemek olmaz. Eğer maç 1-0 Fb aleyhine iken 58. dakikada Alex ve Guiza çıkıp Semih ve Kazım oyuna giriyorsa bu maçla ilgili yorum yapmanın fazla anlamı olmadığını düşünüyorum. Aragones’in sözleşmesinin içeriğini bilmiyorum ama eğer t.d. beni kov diye bas bas bağırıyorsa başkana ve başkan o t.d.’yi kovmuyorsa o sözleşmede kimsenin bilmediği ya da var olmasını istemediği bir madde olabilir.(Eğer sözleşme süresi bitmeden t.d. ün görevine son verilirse t.d. sözleşme boyunca alacağı ücretin tamamını klüpten tahsil eder. Bknz. Vicente Del Bosque-8Milyon euro) Baksanıza üstteki resimde “Acaba daha ne yapsam da kovdurabilsem kendimi” diye kara kara düşünüyor:)

P.s. Tekrar bir baktım da uyuyor da olabilir gibi geldi bana. Hemen haksızlık etmeyelim.
Konyaspor-Beşiktaş maçı ise Mustafa Denizli’nin takıma koymaya çalıştığı mantalitenin iflasıdır. Beşiktaş 2009 yılında hiç yenilmedi. Ama kazandığı tüm maçları tek farklı kazandı. Amaç her maçta sağlam defans nasıl olsa bir gol atarız oldu. Ama bu sefer Denizli’nin istediği gibi olmadı. Bu güne kadar kazandığı hiçbir maç da taraftarına zevk vermedi bana göre. Gelecek haftaki Trabzonspor maçı Beşiktaş için ya tamam ya devam maçı olacak ve gerçekten çok sıkıntılı geçecek. Galatasaray’a fazla diyebilecek birşey yok. Takımın teknik direktörü belli değil, görünen ise teknik direktör vasfına sahip değil. Futbolcuları neden kaynaklandığı tam olarak bilinemeyen uzun süreli sakatlık derdindeler. Var olanlar da iyi niyetli bir şekilde mücadele ediyorlar. Bazen iyi bazen kötü. Sakatlar varken idare edilmeye çalışılıyor bana göre. Ama artık Lincoln’e dur denmeli. Taraftar Lincoln’ü ilahlaştırdıkça Lincoln takıma ihanet ediyor. Birisi ona bulunduğu klübün dingonun ahırı olmadığını söylemeli. Ve eğer hakem hakem olsaydı maçı çoktan kaybetmişlerdi. Ancak şundan da eminim ki Gs sezon içinde hiçbir zaman Fb’nin şu anki aciz durumuna düşmeyecektir. Bir süre daha bu şekilde debelenmeye devam eder. BAL’ına (Baros-Arda-Lincoln) bir de oz büyücüsünün sihri eklenince seri galibiyetlerin geleceği düşüncesindeyim. Trabzonspor, kodamanlar birbirini yerken ben aradan sıyrılıp devam edeyim havasında ve devam ediyor da. Helal olsun Ersun Yanal’a helal olsun takıma helal olsun yönetime ve tabiki taraftarına. Bu hafta biraz da şansla Ankaragücünü yenseler de özünde gayet iyi takımlar ve eminim ki lig sonuna kadar şampiyonluk potasında olacaklar.
Sivasspor da aynı Trabzonspor gibi. Şu ana kadar Ts dışında hiçbir klübün yapamadığını bırakın, konuşmayı bile düşünmediği şampiyonluk yolunda bu hafta da yara almadılar. Ama ilerleyen haftalarda özellikle Anadolu takımları ile oynayacakları deplasman maçlarında beklemedikleri puan kayıpları yaşayacaklarını düşünüyorum. Diğer taraftan Bülent Uygun gittikçe antipatik gelmeye başladı hem bana hem de onu Sivasspor taraftarından sonra en çok seven Fener taraftarına. Bknz. Fenerbahçeli taraftarlar forum sitesi. Bülent Uygun eğer bir rol model arıyorsan Fatih Terim ya da Mourinho gibi olmaktansa geçen haftalarda laf çaktığın Arsene Wenger ya da Alex Ferguson gibi ol. Eğer bu halin kişiliğinin bir yansımasıysa o zaman işinde çok ileriye gidebilirsin ama sevilmezsin ve desteklenmezsin. Ve Gaziantep. Sakatları iyileşti. Geliyor gümbür gümbür haberiniz olsun.

Tüm bunlar ışığında sezon sonunda Süper Ligdeki sıralama bana göre şöyle olacak:

1. Trabzonspor
2. Galatasaray
3. Sivasspor
4. Beşiktaş
5. Gaziantepspor
6. Fenerbahçe
7. Ankaraspor
8. Bursaspor

Sizden de sıralama bekliyorum. Lig sonunda bu sıralamalar üzerine yorumlarımızı yaparız. Ama Aragones aynı performansı sergilerse sıralamada daha aşağıya düşmesi de muhtemel. Fb’de işlerin yoluna girmesi için ya Aragones gidecek ya da Brezilyalılar. Sizce hangisi?

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.