Başka Ne Beliyorduk Ki?

Şubat 5, 2009, 3:15 pm | Bundesliga, Futbol, Milli Takım kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum
Mesut Alman Milli Takımını seçti, iyi de zaten başka ne bekliyorduk ki?!?
Reklamlar

>Başka Ne Beliyorduk Ki?

Şubat 5, 2009, 3:15 pm | Bundesliga, Futbol, Milli Takım kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Mesut Alman Milli Takımını seçti, iyi de zaten başka ne bekliyorduk ki?!?

Beckham Milan’da Kalmak İstiyor Ama Neden?

Şubat 5, 2009, 11:33 am | Futbol, Serie A, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Başlığı okuyunca bir çok kişinin aklına tekrar Milli Takım’da oynamak, Avrupa’da tekrar gündeme gelmek gibi konular gelebilir. Hatta bazıları uzun zamandır yakalamadığı arkadaşlık ortamını Milan’da yakaladı, onu sahiplendiler fikrini de savunabilir. Ama ben konuyu bu noktadan farklı bir yere çekmek istiyorum. Çektiğim o yerde de karşımıza çıkan isim David değil Victoria.

Spice Girls’ün eski yıldızı ve estetik ameliyat eseri Victoria Beckham, asıl adıyla Victoria Caroline Adams, David Beckham ile evlendikten sonra onun kariyerine yön veren isim oldu. Manchester’dan olaylı ayrılışı ve Real Madrid’e attığı imzanın hep Victoria’nın baskısı ve kişisel hırsları nedeniyle gerçekleştiği söylenmekte. Avrupa’nın en önde gelen ticari pazarlarından biri olan Futbol Endüstrisinden pay alabilmek için kendi müzik geçmişiyle birlikte David’in popülerliğini kullanarak daha çok şan, şöhret ve para peşine düştüğünü dşünüyorum ben kendi adıma. Röportajlarında ve ekrandaki her görütüsünde kibirli ve kendine aşırı güvenen bir duruş sergileyen Victoria, David Beckham’la evlendikten sonra Spice Girls’ü bırakarak solo albümler yapmaya ve iş dünyasına yönelmiş. Özellikle moda sektöründe bir çok firmanın tanıtım ve reklam organizasyonlarında yer almış, daha sonra bazı firmalar için moda editörlüğü yapmış ve en sonunda eşi David’in de adını kullanarak “dvb” markasını piyasaya sürmüş. Hem gözlü hem de kozmetik alanında firmayı büyütmek için çalışmalarına devam etmekte.
David Beckham’ın LA Galaxy’e transferi uzun süre boyunca konuşuldu Avrupa’da. Amacı Amerikalılar’a tekrar futbolu hatırlatmak ve popülerliğini arttırmak olarak lanse edildi. Ama buna inanan pek kimse olmadı açıkçası. Bu transferin gizli amacının Victoria’nın önlenemez Hollywood tutkusu olduğu, Avrupa’dayken en büyük hayali olan Hollywood filmlerinden rol kaparak sinema sektörüne kapağı atmak ve temellerini attığı ticari işlerine Amerika’da yeni bir pazar açmak olduğu hep iddia edildi. Ancak işlerin istediği gibi gitmediği ve sadece Heidi Klum’un sunduğu moda yarışması Project Runway’de misafir jüri üyesi ve Ugly Betty adlı komedi dizisinde 1 bölüm misafir sanatçı olarak rol bulabildi Victoria. Sabırsız ve kibirli yapısından dolayı yeni bir çıkış yolu arayabileceği ve kabağın David’in başına patlayabileceği düşünülürken bir anda Milan transferi mevzusu ortaya çıktı ve David apar topar İtalya’ya transfer oldu. Moda’nın Avrupa’daki en önemli merkezlerinden biri olan Milano şehri ve David’in Avrupa’daki popürlerliği birleşince David’in Milan’da kalması Victoria için uygun bir çözüm haline geldi. Mart ayna kadar İtalya’dayım diyen David bir anda ağız değiştirip mümkünse Amerika’ya dönmek istemiyorum demeye başladı. Bu sırada değişen tek şey Avrupa’ya dönen Victoria’nın magazin tarafından tekrar aranan kadın haline gelmesiydi.

Velhasıl kelam David Beckham’ın kariyeri Victoria’nın hedefleri doğrultusunda yön buluyor. Ve eminim ki bir şekilde David Avrupa’da kalacak, çünkü Victoria öyle istiyor.

>Beckham Milan’da Kalmak İstiyor Ama Neden?

Şubat 5, 2009, 11:33 am | Futbol, Serie A, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Başlığı okuyunca bir çok kişinin aklına tekrar Milli Takım’da oynamak, Avrupa’da tekrar gündeme gelmek gibi konular gelebilir. Hatta bazıları uzun zamandır yakalamadığı arkadaşlık ortamını Milan’da yakaladı, onu sahiplendiler fikrini de savunabilir. Ama ben konuyu bu noktadan farklı bir yere çekmek istiyorum. Çektiğim o yerde de karşımıza çıkan isim David değil Victoria.

Spice Girls’ün eski yıldızı ve estetik ameliyat eseri Victoria Beckham, asıl adıyla Victoria Caroline Adams, David Beckham ile evlendikten sonra onun kariyerine yön veren isim oldu. Manchester’dan olaylı ayrılışı ve Real Madrid’e attığı imzanın hep Victoria’nın baskısı ve kişisel hırsları nedeniyle gerçekleştiği söylenmekte. Avrupa’nın en önde gelen ticari pazarlarından biri olan Futbol Endüstrisinden pay alabilmek için kendi müzik geçmişiyle birlikte David’in popülerliğini kullanarak daha çok şan, şöhret ve para peşine düştüğünü dşünüyorum ben kendi adıma. Röportajlarında ve ekrandaki her görütüsünde kibirli ve kendine aşırı güvenen bir duruş sergileyen Victoria, David Beckham’la evlendikten sonra Spice Girls’ü bırakarak solo albümler yapmaya ve iş dünyasına yönelmiş. Özellikle moda sektöründe bir çok firmanın tanıtım ve reklam organizasyonlarında yer almış, daha sonra bazı firmalar için moda editörlüğü yapmış ve en sonunda eşi David’in de adını kullanarak “dvb” markasını piyasaya sürmüş. Hem gözlü hem de kozmetik alanında firmayı büyütmek için çalışmalarına devam etmekte.
David Beckham’ın LA Galaxy’e transferi uzun süre boyunca konuşuldu Avrupa’da. Amacı Amerikalılar’a tekrar futbolu hatırlatmak ve popülerliğini arttırmak olarak lanse edildi. Ama buna inanan pek kimse olmadı açıkçası. Bu transferin gizli amacının Victoria’nın önlenemez Hollywood tutkusu olduğu, Avrupa’dayken en büyük hayali olan Hollywood filmlerinden rol kaparak sinema sektörüne kapağı atmak ve temellerini attığı ticari işlerine Amerika’da yeni bir pazar açmak olduğu hep iddia edildi. Ancak işlerin istediği gibi gitmediği ve sadece Heidi Klum’un sunduğu moda yarışması Project Runway’de misafir jüri üyesi ve Ugly Betty adlı komedi dizisinde 1 bölüm misafir sanatçı olarak rol bulabildi Victoria. Sabırsız ve kibirli yapısından dolayı yeni bir çıkış yolu arayabileceği ve kabağın David’in başına patlayabileceği düşünülürken bir anda Milan transferi mevzusu ortaya çıktı ve David apar topar İtalya’ya transfer oldu. Moda’nın Avrupa’daki en önemli merkezlerinden biri olan Milano şehri ve David’in Avrupa’daki popürlerliği birleşince David’in Milan’da kalması Victoria için uygun bir çözüm haline geldi. Mart ayna kadar İtalya’dayım diyen David bir anda ağız değiştirip mümkünse Amerika’ya dönmek istemiyorum demeye başladı. Bu sırada değişen tek şey Avrupa’ya dönen Victoria’nın magazin tarafından tekrar aranan kadın haline gelmesiydi.

Velhasıl kelam David Beckham’ın kariyeri Victoria’nın hedefleri doğrultusunda yön buluyor. Ve eminim ki bir şekilde David Avrupa’da kalacak, çünkü Victoria öyle istiyor.

Nazire

Şubat 5, 2009, 11:31 am | Cleveland Cavs, NBA kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Nazire

Şubat 5, 2009, 11:31 am | Cleveland Cavs, NBA kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Johnson’dan Nostaljik Performans ve Son Gelişmeler

Şubat 5, 2009, 11:08 am | LA Clippers, Uncategorized kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Anthony Johnson kariyerinin hiç bir sezonunda çift haneli sayı ortalaması tuturamamış, 5 asist ortalamasını yakalayamamış bir oyunkurucudur. Oynadığı takımlarda, ki 7 ayrı takımda 11 ayrı trasfer yapmıştır, hep tamamlayıcı oyuncu, 4.5 opsiyon alrak bulunmuştur. Ama ne zamanki o takımların ağa baaları sakatlanmışsa hep sorumluluk almış ve şutör performansıyla 20 üzeri sayılara imza atmış, takımın yıldızı geri dönünce sesini çıkarmadan işini yapmaya devam etmiştir. Bu sezon da onun için farklı geçmiyor. NElson sakatken ilk beşte, o varken Nelson’ı dinlendirmek için sahada. Dün akşam yine o frsatı yakaladı ve uzunca bir dönem başlayacağı ilk beşteki bu sezonun en iyi şut performansını yakaladı. %75’le 6 üçlük isabeti bulurken maçı 25 sayı ile bitirmesi sevindiriciydi. Kendine güvenini iyice oturtacak bir şut performansıydı. Ancak açıkça söylemek gerekirse bir oyun kurucu gibi değil, şutör gard gibiydi sahada. Oyun kurma işini yapanlarsa dönüşümlü olarak Hidayet, Lee ve Redick oldular. Nelson’ı hep eleştirdiğimiz nokta olan pas dağıtmama noktasında Johnson Nelson’dan da gerideydi. Bugün belki Clippers gibi bir rakibe karşı farklı bir galibiyet alınmış olabilir Magic ama mutlak suretle bir oyun kurucuya ihtiyaç var. Johnson pas vermeyi düşünür ve topu paylaşırsa sıkıntı hafifler ama, Smith’in açıklamaları bir takas ya da serbest oyuncu imzasını işaret etmekte.

Lewis’in pek de iyi olmadığı, Howard’ın fazla kasmadığı, Hidayet’in iyi oynadığı maçın ayrıntılarına fazla girmeden oyun kurucu noktasındaki gelişmelerden biraz bahsetmek gerek. Şu an için takas olması durumunda Oklahoma’dan Earl Watson, Portland’dan Hidayet’li bir pakete karşılık Frye ve Rodriguez ya da Blake’in adı geçiyor. Sezon başında basketbolu bırakan J-Will’in yeniden baskete döndürülmesi ya da Maccabi’ye giden Arroyo’nun bonservisi ödenerek sezon sonuna kadar getirilmesi gündemde. Şahsi kanaatim ufak çaplı bir takas ve takımın nüvesine dokunmadan Earl Watson’ın alınması ama bakalım şartlar neler gösterecek.

>Johnson’dan Nostaljik Performans ve Son Gelişmeler

Şubat 5, 2009, 11:08 am | LA Clippers, NBA, OKC, Orlando Magic, Portland TBlazers kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Anthony Johnson kariyerinin hiç bir sezonunda çift haneli sayı ortalaması tuturamamış, 5 asist ortalamasını yakalayamamış bir oyunkurucudur. Oynadığı takımlarda, ki 7 ayrı takımda 11 ayrı trasfer yapmıştır, hep tamamlayıcı oyuncu, 4.5 opsiyon alrak bulunmuştur. Ama ne zamanki o takımların ağa baaları sakatlanmışsa hep sorumluluk almış ve şutör performansıyla 20 üzeri sayılara imza atmış, takımın yıldızı geri dönünce sesini çıkarmadan işini yapmaya devam etmiştir. Bu sezon da onun için farklı geçmiyor. NElson sakatken ilk beşte, o varken Nelson’ı dinlendirmek için sahada. Dün akşam yine o frsatı yakaladı ve uzunca bir dönem başlayacağı ilk beşteki bu sezonun en iyi şut performansını yakaladı. %75’le 6 üçlük isabeti bulurken maçı 25 sayı ile bitirmesi sevindiriciydi. Kendine güvenini iyice oturtacak bir şut performansıydı. Ancak açıkça söylemek gerekirse bir oyun kurucu gibi değil, şutör gard gibiydi sahada. Oyun kurma işini yapanlarsa dönüşümlü olarak Hidayet, Lee ve Redick oldular. Nelson’ı hep eleştirdiğimiz nokta olan pas dağıtmama noktasında Johnson Nelson’dan da gerideydi. Bugün belki Clippers gibi bir rakibe karşı farklı bir galibiyet alınmış olabilir Magic ama mutlak suretle bir oyun kurucuya ihtiyaç var. Johnson pas vermeyi düşünür ve topu paylaşırsa sıkıntı hafifler ama, Smith’in açıklamaları bir takas ya da serbest oyuncu imzasını işaret etmekte.

Lewis’in pek de iyi olmadığı, Howard’ın fazla kasmadığı, Hidayet’in iyi oynadığı maçın ayrıntılarına fazla girmeden oyun kurucu noktasındaki gelişmelerden biraz bahsetmek gerek. Şu an için takas olması durumunda Oklahoma’dan Earl Watson, Portland’dan Hidayet’li bir pakete karşılık Frye ve Rodriguez ya da Blake’in adı geçiyor. Sezon başında basketbolu bırakan J-Will’in yeniden baskete döndürülmesi ya da Maccabi’ye giden Arroyo’nun bonservisi ödenerek sezon sonuna kadar getirilmesi gündemde. Şahsi kanaatim ufak çaplı bir takas ve takımın nüvesine dokunmadan Earl Watson’ın alınması ama bakalım şartlar neler gösterecek.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.