Neo – Klasik

Ocak 30, 2009, 8:57 pm | Tenis kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Biri 28 diğeri daha 23 yaşında, ama onların rekabeti şimdiden klasikler arasına girdi. Kendi adıma bir Nadal hayranıyım, stiline bayılıyorum, oyuna kendini verişine bitiyorum. Fedex’in tarzı bana Pete Sampras’ı hatırlatıyor her izlediğimde. Sampras’a da hiç ısınamamıştım, Fedex de öylesine soğuk oldu hep benim için. Bugüne kadar tam 18 maç yapmışlar, Avustralya açık finalinde 19. kez konuşturacaklar maharetlerini ve biz sihirli kutunun karşısında zevkten dört köşe olacağız yine. Önemli adamları geçip geldiler finale kadar ama Nadal’ın son maçı tarihe geçti. Avustralya Açık tarihindeki en uzun maçı oynadı Fernando Verdasco’ya karşı. 6-7(4), 6-4, 7-6(2), 6-7(1), 6-4 ‘lük setlerle geçerken İspanyol’u tam 5 saat 14 dakika ecel terleri döktü Nadal ama daha kuvvetli olan oydu.

Şimdi finalde efsanevi bir kapışma yaşayacaklar, yine, yeniden. Bunun adı Neo-klasik.

>Neo – Klasik

Ocak 30, 2009, 8:57 pm | Tenis kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Biri 28 diğeri daha 23 yaşında, ama onların rekabeti şimdiden klasikler arasına girdi. Kendi adıma bir Nadal hayranıyım, stiline bayılıyorum, oyuna kendini verişine bitiyorum. Fedex’in tarzı bana Pete Sampras’ı hatırlatıyor her izlediğimde. Sampras’a da hiç ısınamamıştım, Fedex de öylesine soğuk oldu hep benim için. Bugüne kadar tam 18 maç yapmışlar, Avustralya açık finalinde 19. kez konuşturacaklar maharetlerini ve biz sihirli kutunun karşısında zevkten dört köşe olacağız yine. Önemli adamları geçip geldiler finale kadar ama Nadal’ın son maçı tarihe geçti. Avustralya Açık tarihindeki en uzun maçı oynadı Fernando Verdasco’ya karşı. 6-7(4), 6-4, 7-6(2), 6-7(1), 6-4 ‘lük setlerle geçerken İspanyol’u tam 5 saat 14 dakika ecel terleri döktü Nadal ama daha kuvvetli olan oydu.

Şimdi finalde efsanevi bir kapışma yaşayacaklar, yine, yeniden. Bunun adı Neo-klasik.

City’nin Arapları Rahat Durmuyor

Ocak 30, 2009, 2:15 pm | EPL, Futbol kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Manchester City’nin çılgın Arapları bu sefer de kancayı Blackburn’un golcüsü Roque Santa Cruz’a atmışlar. Daha önce basınımız tarafından 10 miyon Euro’ya ülkemize getirilen Santa Cruz için Rovers’a tam 18.5 milyon Sterlin önermişler ancak aldıkları cevabın hangi el hareketiyle gösterildiğini anladınız siz. Acaba şu kalan 3 günde başka hangi saçma sapan paralara hangi adamları takımlarından koparmaya çalışacaklar, sanki bir komedi filmi izler gibi izleyelim derim. Hoş olmaz mı?

>City’nin Arapları Rahat Durmuyor

Ocak 30, 2009, 2:15 pm | EPL, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Manchester City’nin çılgın Arapları bu sefer de kancayı Blackburn’un golcüsü Roque Santa Cruz’a atmışlar. Daha önce basınımız tarafından 10 miyon Euro’ya ülkemize getirilen Santa Cruz için Rovers’a tam 18.5 milyon Sterlin önermişler ancak aldıkları cevabın hangi el hareketiyle gösterildiğini anladınız siz. Acaba şu kalan 3 günde başka hangi saçma sapan paralara hangi adamları takımlarından koparmaya çalışacaklar, sanki bir komedi filmi izler gibi izleyelim derim. Hoş olmaz mı?

All-Star 2009 Kadroları

Ocak 30, 2009, 1:50 pm | NBA kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum



Her bir Türk Basketbolsever gibi Hidayet ya da Mehmet’in All-Star 2009 organizasyonunda yer almasını bekliyor, istyorduk. Mehmet istikrarsızlığından kaybetti bu şansını. 43 attığı maçtan sonra tek hanelere düşüp birkaç maç kendini toparlayamaması az da olsa olan umudunu ortadan kaldırdı. Hidayet için ise söylenecek fazla söz yok. Geçen seneki muazzam takım taşıyan performansına rağmen tercih edilmemiş olması, bu sene düşen sayı ortalamasıyla zaten şansının olmadığını gösteriyordu bizlere. Bu adamın Amerikalıların gözüne girmek için daha ne yapması gerek orası da tartışılır.

Yedek seçimlerinde ciddi yanlışlar yapıldığını düşünüyorum. Orlando’dan Nelson, Indiana’dan Granger, Atlanta’dan Joe Johnson Toronto’dan Bosh, Lakers’tan Gasol resmen kontenjandan girmiş durumdalar All-Star’a. Kariyeri boyunca aylak aylak dolaşan Nelson sırf bu sezon 20 maç iyi oynayıp, yüzdeli üçlük attı diye nasıl seçilebilir? Takımı ayaklar altında paspas olan, savunma ile uzaktan yakından alakası olmayan, durmadan şut atan, hep atan, bıkmadan top sallayan Granger bu kadroya nasıl girebilir? Geçen seneye göre son derece alternatifli bir kadroyu ileriye taşımayı başaramamış Bosh’un All-star’da ne işi var? Geçen senelere göre şut, üçlük, serbest atış yüzdeleri düşen, kariyerinin en yerinde olmayan, düz oyuncu Johnson nasıl olur da sırf Atlanta’dan da biri olmalı denilerek kadroya alınır? Bynum Los Angeles’ın altını üstüne getirip kendini aşarken Gasol’un orada işi ne?

Ray Allen, Steve Nash, Rajon Rondo, Al Jefferson, Hidayet, Vince Carter, Calderon gibi bu sezon oyunu her iki yönü ile oynayan ve gayet de başarılı adamlar varken bu formalar gerçekten hak edenlere verilmemiş durumda. Bu Al-star’ı eğlenceli kılabilecek yegane adamlar Shaq ve Howard olacak, onlar da olmasa zaten bu organizasyondan iyice soğurduk herhalde.

>All-Star 2009 Kadroları

Ocak 30, 2009, 1:50 pm | NBA kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Her bir Türk Basketbolsever gibi Hidayet ya da Mehmet’in All-Star 2009 organizasyonunda yer almasını bekliyor, istyorduk. Mehmet istikrarsızlığından kaybetti bu şansını. 43 attığı maçtan sonra tek hanelere düşüp birkaç maç kendini toparlayamaması az da olsa olan umudunu ortadan kaldırdı. Hidayet için ise söylenecek fazla söz yok. Geçen seneki muazzam takım taşıyan performansına rağmen tercih edilmemiş olması, bu sene düşen sayı ortalamasıyla zaten şansının olmadığını gösteriyordu bizlere. Bu adamın Amerikalıların gözüne girmek için daha ne yapması gerek orası da tartışılır.

Yedek seçimlerinde ciddi yanlışlar yapıldığını düşünüyorum. Orlando’dan Nelson, Indiana’dan Granger, Atlanta’dan Joe Johnson Toronto’dan Bosh, Lakers’tan Gasol resmen kontenjandan girmiş durumdalar All-Star’a. Kariyeri boyunca aylak aylak dolaşan Nelson sırf bu sezon 20 maç iyi oynayıp, yüzdeli üçlük attı diye nasıl seçilebilir? Takımı ayaklar altında paspas olan, savunma ile uzaktan yakından alakası olmayan, durmadan şut atan, hep atan, bıkmadan top sallayan Granger bu kadroya nasıl girebilir? Geçen seneye göre son derece alternatifli bir kadroyu ileriye taşımayı başaramamış Bosh’un All-star’da ne işi var? Geçen senelere göre şut, üçlük, serbest atış yüzdeleri düşen, kariyerinin en yerinde olmayan, düz oyuncu Johnson nasıl olur da sırf Atlanta’dan da biri olmalı denilerek kadroya alınır? Bynum Los Angeles’ın altını üstüne getirip kendini aşarken Gasol’un orada işi ne?

Ray Allen, Steve Nash, Rajon Rondo, Al Jefferson, Hidayet, Vince Carter, Calderon gibi bu sezon oyunu her iki yönü ile oynayan ve gayet de başarılı adamlar varken bu formalar gerçekten hak edenlere verilmemiş durumda. Bu Al-star’ı eğlenceli kılabilecek yegane adamlar Shaq ve Howard olacak, onlar da olmasa zaten bu organizasyondan iyice soğurduk herhalde.

Lebron’a, Brown’a Alayına Tokat

Ocak 30, 2009, 1:34 pm | Cleveland Cavs, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Müthiş bir maç, harika bir takım ve o takımı yakalamaya çalışan tek kişinin sırtına yüklenmiş koca bir yük. Dün akşamki maç James’in taşımadığı Cleveland’ın yerinde sayacağının en büyük ispatı. Karşındaki şampiyonluk yolunda en büyük rakiplerinden biri olan takım. Ama sen o takıma takım muamelesi yapmaz da sadece en büyük yıldızını durdurmaya çalışırsan işin biter. Koç Brown’un inanılmaz taktiksel hatalarıyla dolu bir maç oldu baştan sona, bir defa sinirlerine hakim olamadılar. Van Gundy’nin takımı sakin olan ve bunun karşılığın alan taraftı. Maç belki 99-88 bitti ama, aslında Hidayet’in smacı skoru 97-74’e getirdiğinde maç resmen olmasa da bitmişti. Sonrakiler boşluktan kaynaklanan, rehavetten odaklanan basketler. Büyük bir adım oldu Magic için, Cavs’in yıldızdan samadığı yıldızlarıyla, yine bir takım olarak kazandılar. James illa ki bir yerde yorulacak, işte o zaman işleri çok zor olacak.

>Lebron’a, Brown’a Alayına Tokat

Ocak 30, 2009, 1:34 pm | Cleveland Cavs, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Müthiş bir maç, harika bir takım ve o takımı yakalamaya çalışan tek kişinin sırtına yüklenmiş koca bir yük. Dün akşamki maç James’in taşımadığı Cleveland’ın yerinde sayacağının en büyük ispatı. Karşındaki şampiyonluk yolunda en büyük rakiplerinden biri olan takım. Ama sen o takıma takım muamelesi yapmaz da sadece en büyük yıldızını durdurmaya çalışırsan işin biter. Koç Brown’un inanılmaz taktiksel hatalarıyla dolu bir maç oldu baştan sona, bir defa sinirlerine hakim olamadılar. Van Gundy’nin takımı sakin olan ve bunun karşılığın alan taraftı. Maç belki 99-88 bitti ama, aslında Hidayet’in smacı skoru 97-74’e getirdiğinde maç resmen olmasa da bitmişti. Sonrakiler boşluktan kaynaklanan, rehavetten odaklanan basketler. Büyük bir adım oldu Magic için, Cavs’in yıldızdan samadığı yıldızlarıyla, yine bir takım olarak kazandılar. James illa ki bir yerde yorulacak, işte o zaman işleri çok zor olacak.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.