City’e Gelirim

Ocak 24, 2009, 11:57 pm | EPL, Serie A kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Buffon Kaka’nın aldığı türden astronomik bir teklif alırsa Manchester City’e imza atabileceğini söyledi. Bu noktada akıllara gelen sorular Buffon hain mi? Buffon Kaka’nın yaptığını yapmazsa Juventus’u satmış mı olacak? Buffon terbiyesiz mi, şerefsiz mi yoksa para manyağı mı?

Juventus yöneticeleri şike yaptığı için 2. lige düşürüldüğünde Del Piero, Nedved ve Trezeguet ile birlikte takımdan ayrılmayan, Juventus’u tekrar tutup 1.lige çıkaran, aldığı ücreti sırf kulübün içine düştüğü şike sonrası mali krizde destek amacıyla yarıya düşüren, 3 gün sonra 31 yaşında olacak bu adam kariyerinin son döneminde bu muhteşem teklife hayır derse kahraman, evet derse hain mi olacak? Üstelik Del Piero kariyerimi İngiltere’de bitirmek istiyorum derken.

>City’e Gelirim

Ocak 24, 2009, 11:57 pm | EPL, Serie A kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

>Buffon Kaka’nın aldığı türden astronomik bir teklif alırsa Manchester City’e imza atabileceğini söyledi. Bu noktada akıllara gelen sorular Buffon hain mi? Buffon Kaka’nın yaptığını yapmazsa Juventus’u satmış mı olacak? Buffon terbiyesiz mi, şerefsiz mi yoksa para manyağı mı?

Juventus yöneticeleri şike yaptığı için 2. lige düşürüldüğünde Del Piero, Nedved ve Trezeguet ile birlikte takımdan ayrılmayan, Juventus’u tekrar tutup 1.lige çıkaran, aldığı ücreti sırf kulübün içine düştüğü şike sonrası mali krizde destek amacıyla yarıya düşüren, 3 gün sonra 31 yaşında olacak bu adam kariyerinin son döneminde bu muhteşem teklife hayır derse kahraman, evet derse hain mi olacak? Üstelik Del Piero kariyerimi İngiltere’de bitirmek istiyorum derken.

ALS – Borgonovo – Beckham

Ocak 24, 2009, 9:06 pm | Futbol, Serie A, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

.hurriyet2008-detailbox-newslink { font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:13px; font-weight:bold; text-decoration:none; color:#000000;} .hurriyet2008-detailbox-newslink:hover { font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:13px; font-weight:bold; text-decoration:underline; color:#990000;}

Daha önce Borgonovo’dan ve hastalığı ALS’den bahsetmiştik. Geçtiğimiz günlerde genelde kazandığı para, magazinsel hayatı ve karısı ile gündeme gelen David Beckham’ın insan tarafını ortaya koyduğunu ve bunu gizlediğini öğrendik. Hala içindeki insanı saklayan Beckham’ı kendi adıma kutluyor ve D Haber Ajansının haberini aynen aktarıyorum. Bravo futbolun Brad Pitt’i.

EDA BERKBAYRAK – MİLANO / DHA 24 Ocak 2009

Beckham kulübün ALS hastalığıyla mücadele eden efsanevi futbolcusu Borgonovo’yı ziyaret etti.

Mart ayına kadar Milan forması giyecek olan Beckham, üst ve alt motor dejenerasyonu olarak açıklanan ve kısa adı ALS olan Amiotrofik Lateral Skleroz hastalığı nedeniyle yatağa bağımlı bir yaşam sürdüren Stefafano Borgonova’yı evinde ziyaret etti. Milan Teknik Direktörü Ancelotti ile birlikte yaklaşık bir saat Borgonovo’nun evinde kalan ve hastalığın araştırılmasına dair kurulan vakıf hakkında bilgi alan Beckham, imzalı bir formasını da, internette açık arttırma ile satılıp vakfa gelir sağlanması için bıraktı.

Borgonovo’nun, “Sen Milan’da kalıp, kariyerini burada bitirmelisin” sözlerine ise, Beckham sadece, “Olabilir” diye yanıtladı. Beckham’ın tamamen basından gizli gerçekleştirdiği ziyaret, Borgonovo tarafından yapılan bir teşekkür açıklaması sonucusu ortaya çıktı. Beckham’in tutumu İtalya futbol camiasında taktirle karşılandı.”

>ALS – Borgonovo – Beckham

Ocak 24, 2009, 9:06 pm | Futbol, Serie A, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

.hurriyet2008-detailbox-newslink { font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:13px; font-weight:bold; text-decoration:none; color:#000000;} .hurriyet2008-detailbox-newslink:hover { font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:13px; font-weight:bold; text-decoration:underline; color:#990000;}

Daha önce Borgonovo’dan ve hastalığı ALS’den bahsetmiştik. Geçtiğimiz günlerde genelde kazandığı para, magazinsel hayatı ve karısı ile gündeme gelen David Beckham’ın insan tarafını ortaya koyduğunu ve bunu gizlediğini öğrendik. Hala içindeki insanı saklayan Beckham’ı kendi adıma kutluyor ve D Haber Ajansının haberini aynen aktarıyorum. Bravo futbolun Brad Pitt’i.

EDA BERKBAYRAK – MİLANO / DHA 24 Ocak 2009

Beckham kulübün ALS hastalığıyla mücadele eden efsanevi futbolcusu Borgonovo’yı ziyaret etti.

Mart ayına kadar Milan forması giyecek olan Beckham, üst ve alt motor dejenerasyonu olarak açıklanan ve kısa adı ALS olan Amiotrofik Lateral Skleroz hastalığı nedeniyle yatağa bağımlı bir yaşam sürdüren Stefafano Borgonova’yı evinde ziyaret etti. Milan Teknik Direktörü Ancelotti ile birlikte yaklaşık bir saat Borgonovo’nun evinde kalan ve hastalığın araştırılmasına dair kurulan vakıf hakkında bilgi alan Beckham, imzalı bir formasını da, internette açık arttırma ile satılıp vakfa gelir sağlanması için bıraktı.

Borgonovo’nun, “Sen Milan’da kalıp, kariyerini burada bitirmelisin” sözlerine ise, Beckham sadece, “Olabilir” diye yanıtladı. Beckham’ın tamamen basından gizli gerçekleştirdiği ziyaret, Borgonovo tarafından yapılan bir teşekkür açıklaması sonucusu ortaya çıktı. Beckham’in tutumu İtalya futbol camiasında taktirle karşılandı.”

It’s Showtime (Royal Rumble)

Ocak 24, 2009, 12:23 pm | Amerikan Güreşi, ozhano, WWE kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

İki önceki yazımda K-1 Kickbox Dünya Şampiyonası 2008’den bahsetmişken diğer bir çılgınlık olan World Wrestling Entertainment (WWE) organizasyonundan bahsetmeden geçemeyeceğim. Batista, Undertaker, Great Khali, Ray Mysterio, Chavo Guerrero, Mr. Kennedy bu olağanüstü gösterinin önde gelen isimleri. Amerikan güreşi, her ne kadar gösteriye dönük bir sinema tadı verse de, aktörleri ve yaptıkları fantastik hareketler açısından bakıldığında bir o kadar da tehlikeli bir olay. Aynı şekilde organizasyonlar büyük salonlarda ve full seyirci ile gerçekleştirilmesi bu gösterinin dünyada nasıl popüler olduğunu göstermektedir.
Yukarıda saydığım isimler arasında benim için Undertaker’ın ayrı bir yeri var. Boyu 2.06 kilosu 148’dir. WWE konseptine en uygun güreşçi kanımca. Salona girdiği anda gerek çalan ona özgü müziği ile gerek bakışları ile etrafta buz gibi hava estiren, laubaliliği sevmeyen bir eleman. Kariyerinde 4 wwe, wwe tag team, wcw tag team ve hardcore şampiyonluğu bulunan, wrestlemania’da 11-0 gibi bir rekoru bulunan, inferno, casket ve hell in the cell maçlarının öncüsü, diğer tüm wwe’ciler gibi şişirilmiş balonlardan en şişkinlerinden. adamın imaj sağlam, tip ve cüsse uygun, dingil amerikalılar hayran oluyor tabii. Az önce de bahsettiğim gibi bu adamın giriş müziği çok hoştur, çanlar çalarken girer, ölüm marşı kısmı çalarken kimseyi sallamadan ringe yürür. 12 yıllık sektör deneyimiyle, şu an izleyicilere hizmetin en iyisini verebilen aktörlerden. Başka güreşçiler ringe ipleri şöyle bir gerdirip arasından geçerek girerler. Baba kasmaz bunun için; en üstteki ipin üzerinden ayağını atar, girer içeri. İçerde bekleyene de kaçmak düşer, düşmelidir. Hulk Hogan’ı ezip geçerek kemeri almıştır kendisi. Koca Hogan 148 kiloluk bu zebellahın yanında bit kadar görünüyordu hiç unutmam. Kemeri almak için yapılan rövanşta Hogan kemeri geri alıyor lakin pek parlak bir zaferle değil. En önemli hareketi, rakibi sersemlettikten sonra boğazına eliyle tokat atmak suretiyle tutması ve kaldırıp yere çalmasıdır. Zaten yapılan maçlar gösteriden ibaret olduğu için buna maruz kalan rakip ayağa kalkmaz.
Washington’da bir bodyguard iken keşfedilen Batista bu gösterideki ikinci favorim. Lakabı hayvandır ve bu lakabı gerek cüssesi gerek hareketleri ile sonuna kadar hakeden bir aygırdır. Özellikle boyun bölgesine bakıldığında tam bir yaban domuzuna benzettiğim, rakibini ringde sağdan alıp sola, soldan alıp sağa fırlatan manyak bir arkadaş. Kısacası yolda görsen yolunu değiştir sözüne uygundur kendisi.
Her sene S’nek ekranlarında heyecanla izlediğim bu dizi filmi bu sene de hasretle bekliyor ve yine gözlerimin yerinden fırlayacağı muhteşem maçlar bekliyorum. Bu gösteride en önemli olay, ringde yapılanların evde ya da okullarda denenmemesi. Adamların yıllar boyunca yaptıkları çalışmaları ringde gösterdiklerini unutmamalı. Yapılır mı hiç demeyin. Tam sıyırdığım zamanlardan birinde bir arkadaşım üzerinde, bu elemanların yaptıkları hareketlerden birini denemiştim. Arkadaşımın nerdeyse kolunu kırıyordum. Kendisinden bu vesile ile tekrar özür diliyorum. Neyse, hadi gösteri başlasın o zaman.
IT’S SHOWTIME

>It’s Showtime (Royal Rumble)

Ocak 24, 2009, 12:23 pm | Amerikan Güreşi, ozhano, WWE kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> İki önceki yazımda K-1 Kickbox Dünya Şampiyonası 2008’den bahsetmişken diğer bir çılgınlık olan World Wrestling Entertainment (WWE) organizasyonundan bahsetmeden geçemeyeceğim. Batista, Undertaker, Great Khali, Ray Mysterio, Chavo Guerrero, Mr. Kennedy bu olağanüstü gösterinin önde gelen isimleri. Amerikan güreşi, her ne kadar gösteriye dönük bir sinema tadı verse de, aktörleri ve yaptıkları fantastik hareketler açısından bakıldığında bir o kadar da tehlikeli bir olay. Aynı şekilde organizasyonlar büyük salonlarda ve full seyirci ile gerçekleştirilmesi bu gösterinin dünyada nasıl popüler olduğunu göstermektedir.
Yukarıda saydığım isimler arasında benim için Undertaker’ın ayrı bir yeri var. Boyu 2.06 kilosu 148’dir. WWE konseptine en uygun güreşçi kanımca. Salona girdiği anda gerek çalan ona özgü müziği ile gerek bakışları ile etrafta buz gibi hava estiren, laubaliliği sevmeyen bir eleman. Kariyerinde 4 wwe, wwe tag team, wcw tag team ve hardcore şampiyonluğu bulunan, wrestlemania’da 11-0 gibi bir rekoru bulunan, inferno, casket ve hell in the cell maçlarının öncüsü, diğer tüm wwe’ciler gibi şişirilmiş balonlardan en şişkinlerinden. adamın imaj sağlam, tip ve cüsse uygun, dingil amerikalılar hayran oluyor tabii. Az önce de bahsettiğim gibi bu adamın giriş müziği çok hoştur, çanlar çalarken girer, ölüm marşı kısmı çalarken kimseyi sallamadan ringe yürür. 12 yıllık sektör deneyimiyle, şu an izleyicilere hizmetin en iyisini verebilen aktörlerden. Başka güreşçiler ringe ipleri şöyle bir gerdirip arasından geçerek girerler. Baba kasmaz bunun için; en üstteki ipin üzerinden ayağını atar, girer içeri. İçerde bekleyene de kaçmak düşer, düşmelidir. Hulk Hogan’ı ezip geçerek kemeri almıştır kendisi. Koca Hogan 148 kiloluk bu zebellahın yanında bit kadar görünüyordu hiç unutmam. Kemeri almak için yapılan rövanşta Hogan kemeri geri alıyor lakin pek parlak bir zaferle değil. En önemli hareketi, rakibi sersemlettikten sonra boğazına eliyle tokat atmak suretiyle tutması ve kaldırıp yere çalmasıdır. Zaten yapılan maçlar gösteriden ibaret olduğu için buna maruz kalan rakip ayağa kalkmaz.
Washington’da bir bodyguard iken keşfedilen Batista bu gösterideki ikinci favorim. Lakabı hayvandır ve bu lakabı gerek cüssesi gerek hareketleri ile sonuna kadar hakeden bir aygırdır. Özellikle boyun bölgesine bakıldığında tam bir yaban domuzuna benzettiğim, rakibini ringde sağdan alıp sola, soldan alıp sağa fırlatan manyak bir arkadaş. Kısacası yolda görsen yolunu değiştir sözüne uygundur kendisi.
Her sene S’nek ekranlarında heyecanla izlediğim bu dizi filmi bu sene de hasretle bekliyor ve yine gözlerimin yerinden fırlayacağı muhteşem maçlar bekliyorum. Bu gösteride en önemli olay, ringde yapılanların evde ya da okullarda denenmemesi. Adamların yıllar boyunca yaptıkları çalışmaları ringde gösterdiklerini unutmamalı. Yapılır mı hiç demeyin. Tam sıyırdığım zamanlardan birinde bir arkadaşım üzerinde, bu elemanların yaptıkları hareketlerden birini denemiştim. Arkadaşımın nerdeyse kolunu kırıyordum. Kendisinden bu vesile ile tekrar özür diliyorum. Neyse, hadi gösteri başlasın o zaman.
IT’S SHOWTIME

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.