Lakers’a Kamyon Çarptı

Ocak 17, 2009, 1:40 pm | LA Lakers, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

Orlando’daki ilk maçı kazanan Orlando Lakers’la bu sezon (eğer NBA finali oynamazlarsa) son kez karşı karşıya geliyordu. NBA’in en çok maç kazanan, en çok sayı atan takımı, aslında Kobe’nin takımı tıklım tıklım tribünler, müdavim Jack Nicholson ve parlak traşlı Phil “The Zen Master” Jackson karşısında galibiyeti alacağından emin ve mağrurdu maçın başında. İlk 2 periyot istedikleri gibi gitmiş, Maçın ilk devrelerinde patlayan Magic sessiz kalmıştı ve maça tutunmaya çalışıyordu. Ama 2. dEvre çok farklı oldu. Çocuk Adam ya da CanaVar diye tabir ettiğimiz insan üstü varlık Dwight Howard ve kime ne zaman ne yapacağı belli olmayan serseri mayın Nelson idaresindeki Magic Kamyonu Lakers’ı ezdi geçti. Clutch time denilen maçın kopma dakikalarında oyuna daha iyi tutunan ve elleri titremeyen takım Magic oldu. Hidayet ve Nelson’ın son dakikalardaki üçlükleri ve Lakers’ı şuta mahkum bırakan Magic savunması mükemmeldi. Stan Van Gundy’nin takımı bu sabah Lakers’ı süpürdü. Kaç sezon sonra ya da ilk kez mi net bilmiyorum ama NBA Lideri Magic’in altında kaldı. Ha bu arada yeni NBA Lideri kim dersiniz? 32-8’lik derecesiyle tabii ki Magic!

MİNİ FOTORMANSI MAÇ HİKAYESİ

Hocam bi yardımcı olun adamlar üstümüze üstümüze geliyolar, bi faul bi düdük!

Babacım ne çarptı bize Allah aşkına, plakasını alan oldu mu?
Reklamlar

>Lakers’a Kamyon Çarptı

Ocak 17, 2009, 1:40 pm | LA Lakers, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Orlando’daki ilk maçı kazanan Orlando Lakers’la bu sezon (eğer NBA finali oynamazlarsa) son kez karşı karşıya geliyordu. NBA’in en çok maç kazanan, en çok sayı atan takımı, aslında Kobe’nin takımı tıklım tıklım tribünler, müdavim Jack Nicholson ve parlak traşlı Phil “The Zen Master” Jackson karşısında galibiyeti alacağından emin ve mağrurdu maçın başında. İlk 2 periyot istedikleri gibi gitmiş, Maçın ilk devrelerinde patlayan Magic sessiz kalmıştı ve maça tutunmaya çalışıyordu. Ama 2. dEvre çok farklı oldu. Çocuk Adam ya da CanaVar diye tabir ettiğimiz insan üstü varlık Dwight Howard ve kime ne zaman ne yapacağı belli olmayan serseri mayın Nelson idaresindeki Magic Kamyonu Lakers’ı ezdi geçti. Clutch time denilen maçın kopma dakikalarında oyuna daha iyi tutunan ve elleri titremeyen takım Magic oldu. Hidayet ve Nelson’ın son dakikalardaki üçlükleri ve Lakers’ı şuta mahkum bırakan Magic savunması mükemmeldi. Stan Van Gundy’nin takımı bu sabah Lakers’ı süpürdü. Kaç sezon sonra ya da ilk kez mi net bilmiyorum ama NBA Lideri Magic’in altında kaldı. Ha bu arada yeni NBA Lideri kim dersiniz? 32-8’lik derecesiyle tabii ki Magic!

MİNİ FOTORMANSI MAÇ HİKAYESİ

Hocam bi yardımcı olun adamlar üstümüze üstümüze geliyolar, bi faul bi düdük!

Babacım ne çarptı bize Allah aşkına, plakasını alan oldu mu?

Berkant Göktan Aklandı

Ocak 17, 2009, 9:50 am | Bundesliga, Futbol kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Şu gönderimde detaylı olarak alatmışım Berkant’a bakışımı ve başına gelenleri. Adını kokainmana çıkarmışlardı Almanya’da. Kulübü de mecburen zan altında kalmamak için kapının önüne koymuştu onu. Ama şimdi öğreniyoruz ki Berkant’ın B numunesi negatif çıkmış, kokain kullanmamış Berkant. Nasıl olmuşsa 4-5 ay sürmüş B numunesinin incelenmesi. Adamın işi, saygınlığı ve adı gitmiş elinden. Şimdi Berkant ne yapar, nasıl kendini toparlar da tekrar hayata döner? Bu kadar aydır antrenman yaptıysa 15 günü daha var göze girmek için, takımlar transfer defterlerini kapamadan. Gerçi kulübü olmadığı için her zaman transfer yapabilir ama adı kkain davasına karışmış bir adamı adı Christoph olmadıkça kim alır ki! Önün açık Allah yardımcın olsun Berkant, umarım bu senin için yepyeni bir başlangıç olur ve hiç olmadığın kadar iyi bir futbolcu olursun kalan kariyerinde.

>Berkant Göktan Aklandı

Ocak 17, 2009, 9:50 am | Bundesliga, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Şu gönderimde detaylı olarak alatmışım Berkant’a bakışımı ve başına gelenleri. Adını kokainmana çıkarmışlardı Almanya’da. Kulübü de mecburen zan altında kalmamak için kapının önüne koymuştu onu. Ama şimdi öğreniyoruz ki Berkant’ın B numunesi negatif çıkmış, kokain kullanmamış Berkant. Nasıl olmuşsa 4-5 ay sürmüş B numunesinin incelenmesi. Adamın işi, saygınlığı ve adı gitmiş elinden. Şimdi Berkant ne yapar, nasıl kendini toparlar da tekrar hayata döner? Bu kadar aydır antrenman yaptıysa 15 günü daha var göze girmek için, takımlar transfer defterlerini kapamadan. Gerçi kulübü olmadığı için her zaman transfer yapabilir ama adı kkain davasına karışmış bir adamı adı Christoph olmadıkça kim alır ki! Önün açık Allah yardımcın olsun Berkant, umarım bu senin için yepyeni bir başlangıç olur ve hiç olmadığın kadar iyi bir futbolcu olursun kalan kariyerinde.

Calderon Ne Verdi Ne Aldı?

Ocak 17, 2009, 9:11 am | Futbol, La Liga kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Jose Ramon Calderon’un istifası bir anda dünyanın futbol gündemini değiştirdi. Hatta belki de İspanya gündemini bile. Acaba bu istifa İspanya’daki kriz ortamında gündem değiştirmek için yapılan bir oyun mudur tıpkı Türkiye’deki gibi. Tamam tamam fazla abartıyorum, asıl konu bu değil.

Calderon 2 Temmuz 2006’da başkanlığa seçildiği günden beri Real Madrid’e ne kattı sesli düşünmek gerek yargılamak için. Yapacağım, getireceğim dediği adamlardan hangilerini getirebildi? Robben sadece. Ronaldo, Kaka ve Fabregas seçim vaattleriydi büyük dava avukatının. Üçünü de alamazken Real’e ne kattığı tartışılan Robben kurtaramadı karizmasının yerle bir olmasını. Onun üzerine “B” planlarına yöneldi. United’tan Van Nistelrooy, şikeci Juve’den Cannavaro ve Emerson’un üzerlerine balıklama atladı. Emerson’un ne yaptığı anlaşılmadı, Van Nistelrooy bir türlü çok sevilmedi, sadece Cannavaro’yu oldukça benimsedi Real tribünleri. Calderon Capello’ya dayanamadı, Schuster’i beğenmedi, kısacası hocalarıyla da pek geçinemedi. Hocanın değil de futbolcuların ağzına bakması belki de sonunu hazırlayan nedenlerdendi. Başını Raul’un çektiği takım içinde çok etkin olan Real’in abilerinin sözünden çıkmadı hiç. Türkiye’den Şükür’le karşılaştırdık hep Raul’u, hangisi kulübünde daha etkin diye. Hatta Capello’yu da Schuster’i de Raul yedi dediler. Calderon’un karizması diye bir şey kalmadı, hele bir de başkanlardan değil Teknik Direktörlerden zılgıt yemeye başlayınca iyice paspas oldu Calderon adı. Olmayan Ronaldo transferi, Bacelona’nın özüne dönüşüyle yükselişi, dğer Madridli Atletico’nun çok daha ufak bütçelerle neredeyse Real ayarına gelmesi bardağın içindeki suyu yükseltti hep. Taşmaya sebep olan son damla ise üye sahteciliği oldu. Kulüp içindeki desteğini iyice kaybeden, tekrar seçilme olasılığı gözükmeyen Calderon’un elini kuvvetlendirmek için tek seçeneği vardı; kulüpten ciddi bir bütçe alarak spektaküler transferler yapmak ve yeniden sempatiyle bakılan başkan olabilmek. Ama yemedi bu sefer, belki meslek hayatında bir çok kuruma ya da kişiye yedirmiş olabilir bu hileyi, ne Real ne de basın yemedi.

Mecburen istifa etti olay Başkan, kimilerine göre bomba Başkan. Peki ne verdi Real’e geçen bu 2,5 senede baş ağrısından başka! Futbol dünyasında yeni bir mit olacak sanırım Şampiyon hocayı kovan takımların ve başkanların düştüğü durum. Canaydın Lucescu’nun ahından çok çekmişti, Calderon’u da belki Capello’nunkiler bitirdi. Lyon neredeyse her sene Şampiyon hcasını kovuyor ama bir türlü istenen Avrupa başarısını yakalayamıyorlar. Calderon bu halkanın son örneği. Demek ki ne vermiş Calderon Real’e; sevinci bile doğru düzgün yaşanamayan bir şampiyonluk, kriz dolu bir takım, dedikodu kaynaklı bol baş ağrısı, Başkanı Teknik Direktörlerden fırça yiyen bir takımın taraftarı olma sancısı. Peki aldıkları? Sanırım bol bol ah! Tabii o arada bir çok işadamının kulüp yönetme amacı olan kirli para aklama işlerine karışmadıysa. Şimdi yerine Vekaleten Vicente Boluda geçti, 2. başkandı. Ne yapar Boluda, bekleyip göreceğiz İspanya’nın en büyük nakliyecilerinden biri olan taze Başkanın marifetlerini.

>Calderon Ne Verdi Ne Aldı?

Ocak 17, 2009, 9:11 am | Futbol, La Liga kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Jose Ramon Calderon’un istifası bir anda dünyanın futbol gündemini değiştirdi. Hatta belki de İspanya gündemini bile. Acaba bu istifa İspanya’daki kriz ortamında gündem değiştirmek için yapılan bir oyun mudur tıpkı Türkiye’deki gibi. Tamam tamam fazla abartıyorum, asıl konu bu değil.

Calderon 2 Temmuz 2006’da başkanlığa seçildiği günden beri Real Madrid’e ne kattı sesli düşünmek gerek yargılamak için. Yapacağım, getireceğim dediği adamlardan hangilerini getirebildi? Robben sadece. Ronaldo, Kaka ve Fabregas seçim vaattleriydi büyük dava avukatının. Üçünü de alamazken Real’e ne kattığı tartışılan Robben kurtaramadı karizmasının yerle bir olmasını. Onun üzerine “B” planlarına yöneldi. United’tan Van Nistelrooy, şikeci Juve’den Cannavaro ve Emerson’un üzerlerine balıklama atladı. Emerson’un ne yaptığı anlaşılmadı, Van Nistelrooy bir türlü çok sevilmedi, sadece Cannavaro’yu oldukça benimsedi Real tribünleri. Calderon Capello’ya dayanamadı, Schuster’i beğenmedi, kısacası hocalarıyla da pek geçinemedi. Hocanın değil de futbolcuların ağzına bakması belki de sonunu hazırlayan nedenlerdendi. Başını Raul’un çektiği takım içinde çok etkin olan Real’in abilerinin sözünden çıkmadı hiç. Türkiye’den Şükür’le karşılaştırdık hep Raul’u, hangisi kulübünde daha etkin diye. Hatta Capello’yu da Schuster’i de Raul yedi dediler. Calderon’un karizması diye bir şey kalmadı, hele bir de başkanlardan değil Teknik Direktörlerden zılgıt yemeye başlayınca iyice paspas oldu Calderon adı. Olmayan Ronaldo transferi, Bacelona’nın özüne dönüşüyle yükselişi, dğer Madridli Atletico’nun çok daha ufak bütçelerle neredeyse Real ayarına gelmesi bardağın içindeki suyu yükseltti hep. Taşmaya sebep olan son damla ise üye sahteciliği oldu. Kulüp içindeki desteğini iyice kaybeden, tekrar seçilme olasılığı gözükmeyen Calderon’un elini kuvvetlendirmek için tek seçeneği vardı; kulüpten ciddi bir bütçe alarak spektaküler transferler yapmak ve yeniden sempatiyle bakılan başkan olabilmek. Ama yemedi bu sefer, belki meslek hayatında bir çok kuruma ya da kişiye yedirmiş olabilir bu hileyi, ne Real ne de basın yemedi.

Mecburen istifa etti olay Başkan, kimilerine göre bomba Başkan. Peki ne verdi Real’e geçen bu 2,5 senede baş ağrısından başka! Futbol dünyasında yeni bir mit olacak sanırım Şampiyon hocayı kovan takımların ve başkanların düştüğü durum. Canaydın Lucescu’nun ahından çok çekmişti, Calderon’u da belki Capello’nunkiler bitirdi. Lyon neredeyse her sene Şampiyon hcasını kovuyor ama bir türlü istenen Avrupa başarısını yakalayamıyorlar. Calderon bu halkanın son örneği. Demek ki ne vermiş Calderon Real’e; sevinci bile doğru düzgün yaşanamayan bir şampiyonluk, kriz dolu bir takım, dedikodu kaynaklı bol baş ağrısı, Başkanı Teknik Direktörlerden fırça yiyen bir takımın taraftarı olma sancısı. Peki aldıkları? Sanırım bol bol ah! Tabii o arada bir çok işadamının kulüp yönetme amacı olan kirli para aklama işlerine karışmadıysa. Şimdi yerine Vekaleten Vicente Boluda geçti, 2. başkandı. Ne yapar Boluda, bekleyip göreceğiz İspanya’nın en büyük nakliyecilerinden biri olan taze Başkanın marifetlerini.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.