Joey Barton Serbest

Temmuz 29, 2008, 5:42 pm | Acayip İşler, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
Aman Dabo Ayağını Denk Al!
Reklamlar

>Joey Barton Serbest

Temmuz 29, 2008, 5:42 pm | Acayip İşler, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Aman Dabo Ayağını Denk Al!

Edgar Davids Körfez’e Ne için Gelir?

Temmuz 29, 2008, 4:50 pm | Futbol, Kocaelispor, Transfer kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum
Konser?

>Edgar Davids Körfez’e Ne için Gelir?

Temmuz 29, 2008, 4:50 pm | Futbol, Kocaelispor, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Konser?

Kara Şövalye, Hangisi?

Temmuz 29, 2008, 4:28 pm | Sinema kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Bir çok açıdan bence tüm zamanların en iyi filmlerinden biri gösterilmeye aday “Kara Şövalye”. Ama en önemlisi tüm zamanların en göz alıcı ve seyirciyi derinden etkileyerek kendine hayran bırakan “kötü adam” performansı da Heath Ledger’ın Joker’i. İnsanın bu büyük yeteneğin göçüp gittiğine hayıflanmamaı, içinin parçalanması mümkün değil. Her oynadığı filmde üzerine koyan Ledger, bu filmde bir kaç gömlek değil, bir kaç takım elbise ileri götürmüş performansını. O’nun kaybı belki de Nolan’ın Batman serisini bile etkilemiş oldu. Ben hiç böylesi bir kötü adam izlememiştim perdede ve hiç böylesine etkileyip içine çekmemişti filmin içine bir kötü adam beni. Filmi anlatmak çok zor, 2,5 saat o kadar hızlı geçti ki! Senaryo harika, yönetmenlik harika, görüntü yönetmenliği harika, Ledger mükemmel, Bale, Caine, Eckhart harika, Gyleenhall Holmes’dan iyi ama vasat belki de filmin tek aksayan ayağı, onu da Nolan ve karakterleri ustaca örtmüş, takılıp kalmıyorsunuz.

Muhtemeldir önümüzdeki günlerde 5-6 kez daha izleyeceğim bir film. Beğenmeyen olabilir, eleştiren olabilir, filmde hatalar – açıklar bulan olabilir, sözüm şu; bakın aynaya her şeyiniz tam mı? Tam istediğiniz gibi misiniz? Hepimiz eksiğiz, bu da en nihayetinde bir film. Beğenmediyseniz bir daha gitmezsiniz bu tip filmlere, ama biz devamını bekleriz. Türün meraklıları kaçırmasın. Her filmi bir öncekinden daha iyi olan Nolan da lütfen durmasın, çalışmaya devam etsin. Ha bir de hazır Nolan’ı yakalamışken, sahi Kara Şövalye hangisi?

>Kara Şövalye, Hangisi?

Temmuz 29, 2008, 4:28 pm | Sinema kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Bir çok açıdan bence tüm zamanların en iyi filmlerinden biri gösterilmeye aday “Kara Şövalye”. Ama en önemlisi tüm zamanların en göz alıcı ve seyirciyi derinden etkileyerek kendine hayran bırakan “kötü adam” performansı da Heath Ledger’ın Joker’i. İnsanın bu büyük yeteneğin göçüp gittiğine hayıflanmamaı, içinin parçalanması mümkün değil. Her oynadığı filmde üzerine koyan Ledger, bu filmde bir kaç gömlek değil, bir kaç takım elbise ileri götürmüş performansını. O’nun kaybı belki de Nolan’ın Batman serisini bile etkilemiş oldu. Ben hiç böylesi bir kötü adam izlememiştim perdede ve hiç böylesine etkileyip içine çekmemişti filmin içine bir kötü adam beni. Filmi anlatmak çok zor, 2,5 saat o kadar hızlı geçti ki! Senaryo harika, yönetmenlik harika, görüntü yönetmenliği harika, Ledger mükemmel, Bale, Caine, Eckhart harika, Gyleenhall Holmes’dan iyi ama vasat belki de filmin tek aksayan ayağı, onu da Nolan ve karakterleri ustaca örtmüş, takılıp kalmıyorsunuz.

Muhtemeldir önümüzdeki günlerde 5-6 kez daha izleyeceğim bir film. Beğenmeyen olabilir, eleştiren olabilir, filmde hatalar – açıklar bulan olabilir, sözüm şu; bakın aynaya her şeyiniz tam mı? Tam istediğiniz gibi misiniz? Hepimiz eksiğiz, bu da en nihayetinde bir film. Beğenmediyseniz bir daha gitmezsiniz bu tip filmlere, ama biz devamını bekleriz. Türün meraklıları kaçırmasın. Her filmi bir öncekinden daha iyi olan Nolan da lütfen durmasın, çalışmaya devam etsin. Ha bir de hazır Nolan’ı yakalamışken, sahi Kara Şövalye hangisi?

Willie Solomon Toronto’ya İmza Attı

Temmuz 29, 2008, 12:31 pm | Basketbol, NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Fener’de kalır mı, Maccabi’yle anlaştı, Efes’e geliyor derken Solomon NBA’e geri döndü ve T.J. Ford’u yollayıp Calderon’u terfi ettiren Toronto’nun yedek oyun kurucusu oldu. Türk basketboluna Fenerbahçe Ülker’de çok katkısı oldu Willie “The King” Solomon’un. Umarım Toronto’da çok başarılı olur ve 1 senelik kontratını daha da uzatma imkanı yakalar.

>Willie Solomon Toronto’ya İmza Attı

Temmuz 29, 2008, 12:31 pm | Basketbol, NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Fener’de kalır mı, Maccabi’yle anlaştı, Efes’e geliyor derken Solomon NBA’e geri döndü ve T.J. Ford’u yollayıp Calderon’u terfi ettiren Toronto’nun yedek oyun kurucusu oldu. Türk basketboluna Fenerbahçe Ülker’de çok katkısı oldu Willie “The King” Solomon’un. Umarım Toronto’da çok başarılı olur ve 1 senelik kontratını daha da uzatma imkanı yakalar.

Coloccini’nin Bir Şeyinde Boncuk mu var?

Temmuz 29, 2008, 12:16 pm | Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Gençler Şampiyonalarında gösterdiği performansla hemen Milan’a transfer olmuştu. 1999’da geldiği İtalya’da ilk kez 2004’te forma giyebildi. San Lorenzo, Atletico Madrid, Alaves, Villarreal Milan’daki 5 senesi boyunca kiralık gittiği takımlar oldu. Milan istediği ışığı göremeyince 2005 başında Deportivo’ya verdi Fabricio Coloccini’yi. 2,5 senede İspanya’da istikrarlı olarak kadroya girdi. Zaman zaman Arjantin milli takımında alternatiflerden biri oldu, ama banko olamadı. Dağınık oyunu, zaman zaman gereksiz sertlikleri ve çok ciddi hatalarıyla oynadığı takımlara cidi kayıplar yaşattı. Şimdi Newcastle talip Coloccini’ye, önerilen para 7,8 milyon £. Çok merak ediyorum hala nasıl bu kadar ciddi talipleri var Colo’nun. 8 senedir bir türlü atlaması geren o çıtayı atlayamadı, bir üst seviyeye geçemedi. Orta sıra takımlarının kalbur üstü oyuncusu olmaktan ileri gidemedi. Bombacı Türk basının da 6-7 senedir Türkiye’ye getirmeye çalıştığı bir ismdi, olmadı. Newcastle’a belki defansta özlenen hırs ve agresifliği getirecektir ama yapacağı ölümcül hataların sonuçlarını düşünemiyorum. Allah aşkına bu adamın bir şeyinde boncuk mu var ki, orta sınıf bir oyuncu olduğu belli olduğu halde bu kadar talibi var?

>Coloccini’nin Bir Şeyinde Boncuk mu var?

Temmuz 29, 2008, 12:16 pm | Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Gençler Şampiyonalarında gösterdiği performansla hemen Milan’a transfer olmuştu. 1999’da geldiği İtalya’da ilk kez 2004’te forma giyebildi. San Lorenzo, Atletico Madrid, Alaves, Villarreal Milan’daki 5 senesi boyunca kiralık gittiği takımlar oldu. Milan istediği ışığı göremeyince 2005 başında Deportivo’ya verdi Fabricio Coloccini’yi. 2,5 senede İspanya’da istikrarlı olarak kadroya girdi. Zaman zaman Arjantin milli takımında alternatiflerden biri oldu, ama banko olamadı. Dağınık oyunu, zaman zaman gereksiz sertlikleri ve çok ciddi hatalarıyla oynadığı takımlara cidi kayıplar yaşattı. Şimdi Newcastle talip Coloccini’ye, önerilen para 7,8 milyon £. Çok merak ediyorum hala nasıl bu kadar ciddi talipleri var Colo’nun. 8 senedir bir türlü atlaması geren o çıtayı atlayamadı, bir üst seviyeye geçemedi. Orta sıra takımlarının kalbur üstü oyuncusu olmaktan ileri gidemedi. Bombacı Türk basının da 6-7 senedir Türkiye’ye getirmeye çalıştığı bir ismdi, olmadı. Newcastle’a belki defansta özlenen hırs ve agresifliği getirecektir ama yapacağı ölümcül hataların sonuçlarını düşünemiyorum. Allah aşkına bu adamın bir şeyinde boncuk mu var ki, orta sınıf bir oyuncu olduğu belli olduğu halde bu kadar talibi var?

Yolcular

Temmuz 29, 2008, 12:05 pm | Fenerbahçe, Futbol kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

MTK maçı 18’inde olmayan 2 isim var Fenerbahçe’de: Kezman ve Maldonado. Artık kesinleşti ki bu adamlar gözden çıkarıldı. PSG işi yatan Kezman deli danalar gibi herkese saldırırken, takımdan yollanacağını Aragones’ten öğrenen Maldonado ağlıyor. Bu da karakter farkı denilen zıkkım demek ki.

>Yolcular

Temmuz 29, 2008, 12:05 pm | Fenerbahçe, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>MTK maçı 18’inde olmayan 2 isim var Fenerbahçe’de: Kezman ve Maldonado. Artık kesinleşti ki bu adamlar gözden çıkarıldı. PSG işi yatan Kezman deli danalar gibi herkese saldırırken, takımdan yollanacağını Aragones’ten öğrenen Maldonado ağlıyor. Bu da karakter farkı denilen zıkkım demek ki.

Robbie Keane Artık Kırmızı

Temmuz 29, 2008, 11:54 am | Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

6 senedir formasını giydiği Tottenham’ın sembol oyuncusu haline gelmişti Keane. İrlanda Futbolu’nun son yıllarada yetişdirdiği en büyük yetenek kuşkusuz. Tardelli’ye toslayıp biten Inter macerası dışında gittiği her takımda çok sevilen ve başarılara uzanan bir oyuncu oldu. Inter’e onu getiren isim Lippi’ydi. Ronaldo’nun sakatlığının ciddi olduğu o dönemde Hakan Şükür’le birlikte ikisini Inter’in gol umudu yapmıştı Lippi. Keane’in aşırı kendine güveni hem kendisinin hem Lippi’nin hem de Şükür’ün sonunu hazırlamıştı. Şampiyonlar Ligi gruplara kalma maçının son dakikasında Şükür’ün kazandırdığı penaltıyı ben atacağım diye ısrarla alıp kaçırınca, Inter kupadan elenmiş, gruplara kalamamış Lippi de kısa süre sonra görevden alınmıştı. Belki de o penaltı gol olsa 3 isim için de kariyerleri farklı yönlere doğru gidecekti.

Keane artık bir kırmızı ve Benitez’in tam istediği oyuncu tipi. Bir çok maçta Torres’in hemen arkasında oynayacak adamdır. Başarılı olacağını düşünmekle beraber, devamlı oynamaya alışmış bir oyuncu olarak Benitez’in baş döndüren rotasyonuna da nasıl adapte olacağını çok merak ediyorum. 20 milyon Pound da helal olsun, neden bu kadar para verildi bu adam uğruna diye asla sormayacağım oyunclardan biri Keane.

>Robbie Keane Artık Kırmızı

Temmuz 29, 2008, 11:54 am | Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>6 senedir formasını giydiği Tottenham’ın sembol oyuncusu haline gelmişti Keane. İrlanda Futbolu’nun son yıllarada yetişdirdiği en büyük yetenek kuşkusuz. Tardelli’ye toslayıp biten Inter macerası dışında gittiği her takımda çok sevilen ve başarılara uzanan bir oyuncu oldu. Inter’e onu getiren isim Lippi’ydi. Ronaldo’nun sakatlığının ciddi olduğu o dönemde Hakan Şükür’le birlikte ikisini Inter’in gol umudu yapmıştı Lippi. Keane’in aşırı kendine güveni hem kendisinin hem Lippi’nin hem de Şükür’ün sonunu hazırlamıştı. Şampiyonlar Ligi gruplara kalma maçının son dakikasında Şükür’ün kazandırdığı penaltıyı ben atacağım diye ısrarla alıp kaçırınca, Inter kupadan elenmiş, gruplara kalamamış Lippi de kısa süre sonra görevden alınmıştı. Belki de o penaltı gol olsa 3 isim için de kariyerleri farklı yönlere doğru gidecekti.

Keane artık bir kırmızı ve Benitez’in tam istediği oyuncu tipi. Bir çok maçta Torres’in hemen arkasında oynayacak adamdır. Başarılı olacağını düşünmekle beraber, devamlı oynamaya alışmış bir oyuncu olarak Benitez’in baş döndüren rotasyonuna da nasıl adapte olacağını çok merak ediyorum. 20 milyon Pound da helal olsun, neden bu kadar para verildi bu adam uğruna diye asla sormayacağım oyunclardan biri Keane.

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.