Basketbol Olimpiyat Elemeleri Sonlandı

Temmuz 21, 2008, 10:59 am | Basketbol, Pekin kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Eleme maçları sona erdi ve beklendiği gibi 3 Avrupa’lı çıktı elemelerden. Yunanistan, Hırvatistan ve Almanya. Özellikle Almanya Kaman’ın eklenmesi ve Nowitzki’nin “Ben bir Alman emekçisiyim.” yaklaşımıyla Olimpiyatta sürpriz yapabilir.

İşte Pekin’de izleyeceğimiz takımlar:

A Grubu : Arjantin, Avustralya, Hırvatistan, İran, Litvanya, Rusya
B Grubu: ABD, Almanya, Angola, Çin, İspanya, Yunanistan

Reklamlar

>Basketbol Olimpiyat Elemeleri Sonlandı

Temmuz 21, 2008, 10:59 am | Basketbol, Pekin kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Eleme maçları sona erdi ve beklendiği gibi 3 Avrupa’lı çıktı elemelerden. Yunanistan, Hırvatistan ve Almanya. Özellikle Almanya Kaman’ın eklenmesi ve Nowitzki’nin “Ben bir Alman emekçisiyim.” yaklaşımıyla Olimpiyatta sürpriz yapabilir.

İşte Pekin’de izleyeceğimiz takımlar:

A Grubu : Arjantin, Avustralya, Hırvatistan, İran, Litvanya, Rusya
B Grubu: ABD, Almanya, Angola, Çin, İspanya, Yunanistan

Jonathan Cícero Moreira

Temmuz 21, 2008, 10:52 am | Brezilya, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Fenerbahçeli Alex’in eski takımı Cruzeiro’nun yeni yıldızı. Alttaki postta anlattığımız Anderson Pico’nun sanki aynadaki aksi. Pico ne yapıyorsa sol kanatta Jonathan da sağ kanatta aynılarını yapıyor. Cruzeiro atakları genelde ondan ve sağ kanattan başlıyor. Başka yerde başlasa da onla bitiyor. Gremio-Cruzeiro maçında adeta birbirlerini yediler Pico’yla. Önü açık bir isim, Cruzeiro yakındır üzerinden bayağı bir yeşil toplar.

>Jonathan Cícero Moreira

Temmuz 21, 2008, 10:52 am | Brezilya, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Fenerbahçeli Alex’in eski takımı Cruzeiro’nun yeni yıldızı. Alttaki postta anlattığımız Anderson Pico’nun sanki aynadaki aksi. Pico ne yapıyorsa sol kanatta Jonathan da sağ kanatta aynılarını yapıyor. Cruzeiro atakları genelde ondan ve sağ kanattan başlıyor. Başka yerde başlasa da onla bitiyor. Gremio-Cruzeiro maçında adeta birbirlerini yediler Pico’yla. Önü açık bir isim, Cruzeiro yakındır üzerinden bayağı bir yeşil toplar.

Yeni Roberto Carlos mu?

Temmuz 21, 2008, 10:23 am | Brezilya, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Ânderson Pico Gremio’nun sol beki, 1988 doğumlu, tıpkı Roberto Carlos gibi kısa boylu, 1,69 boyunda ve tıpkı onun gibi kocaman baldırlara sahip. Roberto Carlos’la 100 metre yarışsalar başa baş bitirirler. Sol ayağı çok kuvvetli ve güzel ortalar çıkartabiliyor. Kafasını da kazıtmış Carlos gibi geçenlerde, zaten saçlı hali pek de öyle hoş değilmiş. Carlos’tan tek farkı sağ ayağı üzerinde çalışıyor olması. Cruzeiro maçında 2 kez sağ ayakla denedi çerçeveyi bulmayı, tutmadı ama onu da yaparsa önü çok açık. Bundesliga’ya yeni çıkan Hoffenheim Mayıs ayından beri peşinde. Ralf Ragnick bir kaç kez Brezilya’ya izlemeye gitmiş Pico’yu. Kulübü Hoffenheim’ın verebileceğinden fazlasını istiyor, e tabi Brezilya kulüplerinin para ilahı. Bu sezon Avrupa’ya gelmez ve devamlı oynayıp kendini geliştirebilirse çok daha büyük paralara imza atacaktır. İzlerken yeni Roberto Carlos mu dedim gerçekten, enerjisi ve oyun stilinden oldukça etkilendim. Denk gelirseniz kaçırmayın derim. Ha bu arada yine Gremio’da Paulo Sergio diye bir sağ kanat var o da çok yetenekli ve enerjik, tam bizim lige göre. Sağ kanat sıkıntısı olan takımlara tavsiyedir. 29 yaşında ve çok parlak bir kariyeri olmadığı için ucuza mal edilebilir.

>Yeni Roberto Carlos mu?

Temmuz 21, 2008, 10:23 am | Brezilya, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Ânderson Pico Gremio’nun sol beki, 1988 doğumlu, tıpkı Roberto Carlos gibi kısa boylu, 1,69 boyunda ve tıpkı onun gibi kocaman baldırlara sahip. Roberto Carlos’la 100 metre yarışsalar başa baş bitirirler. Sol ayağı çok kuvvetli ve güzel ortalar çıkartabiliyor. Kafasını da kazıtmış Carlos gibi geçenlerde, zaten saçlı hali pek de öyle hoş değilmiş. Carlos’tan tek farkı sağ ayağı üzerinde çalışıyor olması. Cruzeiro maçında 2 kez sağ ayakla denedi çerçeveyi bulmayı, tutmadı ama onu da yaparsa önü çok açık. Bundesliga’ya yeni çıkan Hoffenheim Mayıs ayından beri peşinde. Ralf Ragnick bir kaç kez Brezilya’ya izlemeye gitmiş Pico’yu. Kulübü Hoffenheim’ın verebileceğinden fazlasını istiyor, e tabi Brezilya kulüplerinin para ilahı. Bu sezon Avrupa’ya gelmez ve devamlı oynayıp kendini geliştirebilirse çok daha büyük paralara imza atacaktır. İzlerken yeni Roberto Carlos mu dedim gerçekten, enerjisi ve oyun stilinden oldukça etkilendim. Denk gelirseniz kaçırmayın derim. Ha bu arada yine Gremio’da Paulo Sergio diye bir sağ kanat var o da çok yetenekli ve enerjik, tam bizim lige göre. Sağ kanat sıkıntısı olan takımlara tavsiyedir. 29 yaşında ve çok parlak bir kariyeri olmadığı için ucuza mal edilebilir.

Lokomotiv’in Makinistleri

Temmuz 21, 2008, 10:10 am | Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Diniyar Bilyaletdinov, Lokomotiv Moskova’nın kaptanı. Euro 2008’de fazla gözümüze çarpmadı. Çoğunlukla 2. devrelerde gördük oyunda. Onun şanssızlığı aslında Arshavin’le aynı jenerasyon olması. Bütün dikkatler Arshavin üzerinde toplanırken o hep gölgede kaldı milli takımda. Bilyaletdinov da tıpkı Arshavin gibi liderlik özelliklerine sahip, oyunu istediği gibi yönlendirebilen, iyi frikik atan ve son vuruşlarda etkili bir oyuncu. Hocası Lokomotiv’de onu Fatih Terim’in Arda’yı milli takımda oynatmak istediği gibi kullanıyor. 4-3-3’te öndeki 3’lünün sol tarafında. Artı özelliği rakip hücum ederken süratle savunmaya da dönmesi, bir anda 4-5-1’in sol kanadı oluveriyor. 85 doğumlu, Tatar kökenli ve 1.86’lık boyu ile hızlı düşünme ve hareket etme yetilerini birleştirmiş olan Bilyaletdinov’un Avrupa takımlarının transfer listelerinde yukarılara tırmanması fazla uzun sürmez.

Dmitri Torbinski de kaptanı gibi Lokomotiv’in kıymetli oyuncularından, orta sahada arı gibi çalışan, bütün maç boyunca ileri geri gidip gelen, top taşıyan, gol pozisyonu yaratan, pozisyona giren, son vuruşları iyi olmasa da rakibin başını döndüren bir yapıya sahip. Hangi takıma koyarsanız koyun banko oynar. Spartak’tan yetişmiş ama geçirdiği sakatlık sonrası orada gözden düşmesinin ardından Lokomotiv’de Rashid Rakimov tarafından tekrar hayata döndürülmüş bir isim. Hiddink’in de gözdelerinden, onu Hollanda’ya uzatmalarda attığı golden hatırlıyordum daha ziyade ama artık ciğerleriyle hatırlayacağım kesin.

Peter Odemwingie geçen senenin transferdeki gözde isimlerinden biriydi. Almanya, İngiltere, İspanya, İtalya bütün liglerden teklif vardı Nijeryalı’ya. Kulübü Lille ve kendisi tabii ki en çok para vereni seçtiler, Lokomotiv’i. Odemwingie hem forvet hem de sağ açık oynayabiliyor, çok hareketli ve süratli olduğu kadar ayaklarına da hakim, çok kolay çalım atabiliyor, yetmiyor çok başarılı ve hedefi bulan ortalar yapıyor, derin paslar atıyor. 27 yaşında olmasına rağmen hakkında yapılan yorumlar her sezon kendisini daha da geliştirdiği yönünde. Lokomotiv hücumunun önemli parçalarından biri, bu formu devam ederse yeniden transferin gözdesi olacağı kesin.

>Lokomotiv’in Makinistleri

Temmuz 21, 2008, 10:10 am | Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Diniyar Bilyaletdinov, Lokomotiv Moskova’nın kaptanı. Euro 2008’de fazla gözümüze çarpmadı. Çoğunlukla 2. devrelerde gördük oyunda. Onun şanssızlığı aslında Arshavin’le aynı jenerasyon olması. Bütün dikkatler Arshavin üzerinde toplanırken o hep gölgede kaldı milli takımda. Bilyaletdinov da tıpkı Arshavin gibi liderlik özelliklerine sahip, oyunu istediği gibi yönlendirebilen, iyi frikik atan ve son vuruşlarda etkili bir oyuncu. Hocası Lokomotiv’de onu Fatih Terim’in Arda’yı milli takımda oynatmak istediği gibi kullanıyor. 4-3-3’te öndeki 3’lünün sol tarafında. Artı özelliği rakip hücum ederken süratle savunmaya da dönmesi, bir anda 4-5-1’in sol kanadı oluveriyor. 85 doğumlu, Tatar kökenli ve 1.86’lık boyu ile hızlı düşünme ve hareket etme yetilerini birleştirmiş olan Bilyaletdinov’un Avrupa takımlarının transfer listelerinde yukarılara tırmanması fazla uzun sürmez.

Dmitri Torbinski de kaptanı gibi Lokomotiv’in kıymetli oyuncularından, orta sahada arı gibi çalışan, bütün maç boyunca ileri geri gidip gelen, top taşıyan, gol pozisyonu yaratan, pozisyona giren, son vuruşları iyi olmasa da rakibin başını döndüren bir yapıya sahip. Hangi takıma koyarsanız koyun banko oynar. Spartak’tan yetişmiş ama geçirdiği sakatlık sonrası orada gözden düşmesinin ardından Lokomotiv’de Rashid Rakimov tarafından tekrar hayata döndürülmüş bir isim. Hiddink’in de gözdelerinden, onu Hollanda’ya uzatmalarda attığı golden hatırlıyordum daha ziyade ama artık ciğerleriyle hatırlayacağım kesin.

Peter Odemwingie geçen senenin transferdeki gözde isimlerinden biriydi. Almanya, İngiltere, İspanya, İtalya bütün liglerden teklif vardı Nijeryalı’ya. Kulübü Lille ve kendisi tabii ki en çok para vereni seçtiler, Lokomotiv’i. Odemwingie hem forvet hem de sağ açık oynayabiliyor, çok hareketli ve süratli olduğu kadar ayaklarına da hakim, çok kolay çalım atabiliyor, yetmiyor çok başarılı ve hedefi bulan ortalar yapıyor, derin paslar atıyor. 27 yaşında olmasına rağmen hakkında yapılan yorumlar her sezon kendisini daha da geliştirdiği yönünde. Lokomotiv hücumunun önemli parçalarından biri, bu formu devam ederse yeniden transferin gözdesi olacağı kesin.

Maç Manyağı!

Temmuz 21, 2008, 9:12 am | Basketbol, Futbol, Hayat kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Uzuuuun haftalar sonra hiç bir şey yapmadan geçirebileceğim bir cumartesi günü yakaladım. Aklı selim bir insan olmadığım için bu güzel günü kusana kadar maç seyrederek geçireyim diyerek kendime güzel de bir kazık attım.

Lokomotiv Moskova – Spartak Moskova
Barnet – Arsenal
Odense – Aston Villa
Galatasaray – L. Sofya
Corinthians – Bahia
Gremio – Cruzeiro
Hırvatistan – Almanya (Basket)
Porto Riko – Yunanistan (Basket)

Yukarıdaki maçları izledikten sonra hafif bir mide bulantısı, kesif bir ter kokusu ve koltukla bütünleşmiş kaba etimle sanki 3 cumartesi geçirmiş bir yorgunluk sardı vücudumu. Pazar günü ise düğünler ve ziyaretlerle, biraz da kayınbirader ve arkadaşıyla yapılan PES maçlarının ardından 19.30’da salondaki 3’lüde son buldu. Ama çok da güzel tespitler var cumartesinden, onlar da yukarıda.

>Maç Manyağı!

Temmuz 21, 2008, 9:12 am | Basketbol, Futbol, Hayat kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Uzuuuun haftalar sonra hiç bir şey yapmadan geçirebileceğim bir cumartesi günü yakaladım. Aklı selim bir insan olmadığım için bu güzel günü kusana kadar maç seyrederek geçireyim diyerek kendime güzel de bir kazık attım.

Lokomotiv Moskova – Spartak Moskova
Barnet – Arsenal
Odense – Aston Villa
Galatasaray – L. Sofya
Corinthians – Bahia
Gremio – Cruzeiro
Hırvatistan – Almanya (Basket)
Porto Riko – Yunanistan (Basket)

Yukarıdaki maçları izledikten sonra hafif bir mide bulantısı, kesif bir ter kokusu ve koltukla bütünleşmiş kaba etimle sanki 3 cumartesi geçirmiş bir yorgunluk sardı vücudumu. Pazar günü ise düğünler ve ziyaretlerle, biraz da kayınbirader ve arkadaşıyla yapılan PES maçlarının ardından 19.30’da salondaki 3’lüde son buldu. Ama çok da güzel tespitler var cumartesinden, onlar da yukarıda.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.