İlahi Jim Carrey! Aman Ronaldo!

Temmuz 6, 2008, 2:48 pm | Acayip İşler, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Çok severim Jim Carrey’i komik adamdır, utanması falan da yoktur rahatsız olduğu insana karşı. Paparazzilerden bunalınca bütün gün, gitmiş sevgilisi Jenny McCarthy’nin mayosunu giyip gelmiş, haydi bunu da çekin demiş. Yakındır Cristiano Ronaldo da giyip bir bikini-tanga çıksın gelsin, alın size Ronaldo haberi desin. Ünlü ve popüler olmak zor, kimse bizi çekmeye geliyor, kafamız rahat diyip avunuyormuş modunda sıyrılalım konudan.

Reklamlar

>İlahi Jim Carrey! Aman Ronaldo!

Temmuz 6, 2008, 2:48 pm | Acayip İşler, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Çok severim Jim Carrey’i komik adamdır, utanması falan da yoktur rahatsız olduğu insana karşı. Paparazzilerden bunalınca bütün gün, gitmiş sevgilisi Jenny McCarthy’nin mayosunu giyip gelmiş, haydi bunu da çekin demiş. Yakındır Cristiano Ronaldo da giyip bir bikini-tanga çıksın gelsin, alın size Ronaldo haberi desin. Ünlü ve popüler olmak zor, kimse bizi çekmeye geliyor, kafamız rahat diyip avunuyormuş modunda sıyrılalım konudan.

Ronaldinho Milanese!

Temmuz 6, 2008, 10:51 am | Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

>Ronaldinho Milanese!

Temmuz 6, 2008, 10:51 am | Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Keyifsiz Geceyi Flamengo Renklendirdi

Temmuz 6, 2008, 12:22 am | Beşiktaş, Brezilya, Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Başkan’ın ölümüyle kaçtı tüm keyfim bu akşam. Akşam geceye, aydınlık karanlığa döndükçe sıkıntı bastı yavaş yavaş. Aziz Nesin uyarlaması “Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz”ı seyretmeye çalıştım. Başarısız ama yine Şafak Sezer’in taşıdığı bir film olmuş, gülemedim, zaten gülemiyordum. Nette dolaşayım bari derken bu gece Brezilya Ligi’nden Flamengo-Nautico maçının naklen yayını olduğunu görünce, eşimi de yatağa uğurlamış olmanın yalnızlığıyla, yerimi aldım sihirli kutunun başında.

Maracana‘daydı maç, çoğu da doluydu devasa stadın, her yer kırmızı-siyah. Flamengo’da eski dost Kleberson onbirdeydi. Bir çok genç oyuncuyla, dinamik ve göze hoş gelen bir oyun tarzı var Flamengo’nun. Hocaları Luiz Carlos Salori güzel bir takım çıkarmış meydana, 16 senedir kazanamadıkları Campeonato Brasileiro’yu kazanma niyetindeler bu sefer. Maça da lider çıktılar zaten. İnanılmaz hızlı başladılar oyuna. Nautico’lu oyuncular daha sahaya alışamadan 2 gol yazdı Flamengo. Öylesine baskılı oynuyor ki zaten takım, her alanda baskı yiyince rakip doğru düzgün pas bile yapamadı. Gecenin rengini değiştirdiler benim için, unuttum bir kaç saat öncesini.

Flamengo’da 4 isim şiddetle çarptı gözüme. Birincisi takımın sağ beki ve ilk golü atan isim Leo Moura. Cafu’ya benzettim açıkçası, adam lokomotif gibi, bir rakip ceza sahasında bir kendi kale alanında. Kademeye giriyor, top çalıyor, orta kesiyor, adam eksiltiyor, gol pozisyonuna giriyor. Merak ettim, araştırdım biraz. 29 yaşındaki oyuncu 1 sezon Hollanda’da Den Haag’da, 1 sezon da Portekiz’de Sporting Lisbon’da oynamış ama dikiş tutturamamış. Tam bizim lige göre bir oyuncu, rakip takımların sol kanadını hallaç pamuğu gibi atar gider. 2. isim ise 23 yaşındaki, forvet arkası gibi oynayan Marcinho. Çok hareketli ve fuleli bir adam, top ayağına çok yakışıyor. Üstüne üstlük bir hayli kuvvetli ve bitirici. Bizim takımlar neden böyle adamları bulup getiremezler ki derken, adamın 2005’te Gençlerbirliği’ne geldiğini ama dikiş tutturamayıp evine döndüğünü görünce şoka girdim. Bugün hangi büyük takıma koyarsanız koyun takır takır oynar. Takımın forveti Obina‘yı daha önce Trabzonspor istemişti yanlış hatırlamıyorsam. 25 yaşındaki Obina üstün fizikli ve hava toplarına hakim bir isim, arkadaşlarına çok iyi servis yapıyor, top saklıyor, faul alıyor, muazzam da alan boşaltıyor. Diğer bir dikkat çeken adam ise takımın 10 numarasını da taşıyan Renato Agusto. Altyapıdan yetişmiş, müthiş bir yetenek. Topla çok hareketli ve ani ters toplar atabiliyor, oyunun yönünü bir anda çevirebilen, iyi bir saha görüşüne sahip bir adam, takımın beyni gibiydi oynadığı sürede. Henüz 20 yaşında ve önümüzdeki senelerin büyük paralara transfer edilmeye namzet yeni yeteneği, en azından artık ben çok dikkatli izleyeceğim kendisini.

Kaleci arayan takımlara yine Flamengo’nun kalecisi Bruno tavsiye edilir. Ve tabii ki merak edilir şu Kleberson ve Beşiktaş neden uyuşamadı diye. Takımının Senna’sıydı bu gece ve muhteşem de bir gol attı. Bu arada maçı Flamengo 3-0 alırken goller anladığınız üzere Leo Moura, Marcinho ve Kleberson’dan geldi. Flamengo ligde liderliğini sürdürüyor bu skorla.

>Keyifsiz Geceyi Flamengo Renklendirdi

Temmuz 6, 2008, 12:22 am | Beşiktaş, Brezilya, Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Başkan’ın ölümüyle kaçtı tüm keyfim bu akşam. Akşam geceye, aydınlık karanlığa döndükçe sıkıntı bastı yavaş yavaş. Aziz Nesin uyarlaması “Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz”ı seyretmeye çalıştım. Başarısız ama yine Şafak Sezer’in taşıdığı bir film olmuş, gülemedim, zaten gülemiyordum. Nette dolaşayım bari derken bu gece Brezilya Ligi’nden Flamengo-Nautico maçının naklen yayını olduğunu görünce, eşimi de yatağa uğurlamış olmanın yalnızlığıyla, yerimi aldım sihirli kutunun başında.

Maracana‘daydı maç, çoğu da doluydu devasa stadın, her yer kırmızı-siyah. Flamengo’da eski dost Kleberson onbirdeydi. Bir çok genç oyuncuyla, dinamik ve göze hoş gelen bir oyun tarzı var Flamengo’nun. Hocaları Luiz Carlos Salori güzel bir takım çıkarmış meydana, 16 senedir kazanamadıkları Campeonato Brasileiro’yu kazanma niyetindeler bu sefer. Maça da lider çıktılar zaten. İnanılmaz hızlı başladılar oyuna. Nautico’lu oyuncular daha sahaya alışamadan 2 gol yazdı Flamengo. Öylesine baskılı oynuyor ki zaten takım, her alanda baskı yiyince rakip doğru düzgün pas bile yapamadı. Gecenin rengini değiştirdiler benim için, unuttum bir kaç saat öncesini.

Flamengo’da 4 isim şiddetle çarptı gözüme. Birincisi takımın sağ beki ve ilk golü atan isim Leo Moura. Cafu’ya benzettim açıkçası, adam lokomotif gibi, bir rakip ceza sahasında bir kendi kale alanında. Kademeye giriyor, top çalıyor, orta kesiyor, adam eksiltiyor, gol pozisyonuna giriyor. Merak ettim, araştırdım biraz. 29 yaşındaki oyuncu 1 sezon Hollanda’da Den Haag’da, 1 sezon da Portekiz’de Sporting Lisbon’da oynamış ama dikiş tutturamamış. Tam bizim lige göre bir oyuncu, rakip takımların sol kanadını hallaç pamuğu gibi atar gider. 2. isim ise 23 yaşındaki, forvet arkası gibi oynayan Marcinho. Çok hareketli ve fuleli bir adam, top ayağına çok yakışıyor. Üstüne üstlük bir hayli kuvvetli ve bitirici. Bizim takımlar neden böyle adamları bulup getiremezler ki derken, adamın 2005’te Gençlerbirliği’ne geldiğini ama dikiş tutturamayıp evine döndüğünü görünce şoka girdim. Bugün hangi büyük takıma koyarsanız koyun takır takır oynar. Takımın forveti Obina‘yı daha önce Trabzonspor istemişti yanlış hatırlamıyorsam. 25 yaşındaki Obina üstün fizikli ve hava toplarına hakim bir isim, arkadaşlarına çok iyi servis yapıyor, top saklıyor, faul alıyor, muazzam da alan boşaltıyor. Diğer bir dikkat çeken adam ise takımın 10 numarasını da taşıyan Renato Agusto. Altyapıdan yetişmiş, müthiş bir yetenek. Topla çok hareketli ve ani ters toplar atabiliyor, oyunun yönünü bir anda çevirebilen, iyi bir saha görüşüne sahip bir adam, takımın beyni gibiydi oynadığı sürede. Henüz 20 yaşında ve önümüzdeki senelerin büyük paralara transfer edilmeye namzet yeni yeteneği, en azından artık ben çok dikkatli izleyeceğim kendisini.

Kaleci arayan takımlara yine Flamengo’nun kalecisi Bruno tavsiye edilir. Ve tabii ki merak edilir şu Kleberson ve Beşiktaş neden uyuşamadı diye. Takımının Senna’sıydı bu gece ve muhteşem de bir gol attı. Bu arada maçı Flamengo 3-0 alırken goller anladığınız üzere Leo Moura, Marcinho ve Kleberson’dan geldi. Flamengo ligde liderliğini sürdürüyor bu skorla.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.